Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


Savaş Yaklaşırken 
IRAK Konusu

ABD'nin dünya üzerindeki egemenliğini sağlama almak,  enerji kaynaklarının hemen tümünü dilediği gibi kontrol edebilmek için Irak'a saldıracağı artık kesin. Sadece saldırı tarihi belli değil. Bir ihtimale göre Ramazandan sonra saldıracak. bu saldırı Amerika'nın Türkiye'deki üslerinden olacak. Bu da kesin.  Türkiye'nin komşusuna saldıran başka bir devlete topraklarını kullandırmasının elbette bir bedeli olacaktır. Irak konusunda basında çıkan yazılardan bir derlemeyi sunuyoruz. Kendi içinde bir bütünlüğü olan ve okuyucuya bu konuda düşünme ve karar verme payı bırakacak bir derleme bu. 

  • Türkiye maliyet hesaplıyor 

    Serkan  DEMİRTAŞ 

    ABD'nin Irak'a operasyon düzenlemesi durumunda bölgede en çok zarar görecek ülkelerin başında gelen Türkiye, krizden kurtulmaya çalışan ekonomisinin uğrayacağı tahribatı ölçmeye çalışıyor. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Masum Türker , ABD'de geçen hafta yaptığı temaslar hakkında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer , Başbakan Bülent Ecevit ve Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel 'e bilgi verirken ''Operasyon Türk ekonomisini ciddi bir sıkıntıya sokabilir'' uyarısında bulundu. ABD ile yapılan temaslardan da operasyondan kaynaklanan maliyetin karşılanmasında olumlu yanıt alamayan Türkiye'nin, yeni ekonomik önlemler alabileceği belirtildi. 
    1991'de yaşanan Körfez Savaşı'nın 40 milyar doları aşan ekonomik zararlarını hâlâ çeken Türkiye, ABD'nin yakın gelecekteki olası bir operasyonunun Türk ekonomisine maliyetini ölçmeye çalışıyor. ABD'de IMF ve Dünya Bankası'nın yanı sıra Amerikan yönetimiyle de temaslarda bulunan ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Türker, Gürel ile görüşmesinin ardından, ABD'deki temaslarına ilişkin bilgi verdiğini ve olası bir operasyonun Türk ekonomisine etkilerini görüştüklerini söyledi. 
    Türkiye, Irak'a operasyon konusunda kararlı gözüken ABD'nin ekonomik konularla ilgili tutumundan büyük rahatsızlık duyuyor. Geçen hafta Ankara'da ve Washington'da Türkiye'nin olası zararlarının tazmin edilmesinin gündeme getirildiği toplantılarda ABD, ''Türkiye'nin önündeki en büyük engel, Saddam Hüseyin . Saddam yönetimi devrildiğinde Türkiye de ekonomik hedeflerini yerine getirebilecektir'' yanıtını verdi. Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, ABD'nin bu söyleminin ''anlamlı'' olmadığına işaret ederken Türk ekonomisinin geleceğinin Irak'taki gelişmelere bağlanamayacağını vurguladı. 
    Türker daha sonra Cumhurbaşkanı Sezer'le görüştü. Türker, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, Irak'taki muhtemel bir savaş halinde Türkiye'nin zarara uğrayacağını belirtti. Zararın karşılanması için Hazine Müsteşarlığı'nda bir çalışma grubunun oluşturulacağını belirten Türker, ''Çalışmada böyle bir savaş durumunda Türkiye'nin uğrayacağı zararın ne olacağı ortaya konulacak'' dedi. 
    Türkiye'nin ABD ile temaslar sırasında gündeme getirdiği bazı olumsuzluklar şöyle sıralanıyor: 
    1. Petrol fiyatları şimdiden artmaya başladı. Operasyonla fiyatlar daha da artar, bundan en çok etkilenecek ülkelerden biri de Türkiye olur. 
    2. Yabancı yatırımcılar zaten çok tedirginler. Yatırımcılar kaçabilir. 
    3. Turizm sezonu bitmek üzere ama bir iki ay içinde gelecek sene için rezervasyonlar başlayacak. Turizm gelecek sene sorun yaşar. 
    4. İç ekonomide büyük sıkıntılar yaşanabilir. Hem komşu ülkelerle hem de diğer ülkelerle ticaret büyük ölçüde etkilenir. 
    5. Kitlesel bir göç olabilir. 1991'de olduğu gibi yüz binlerce Iraklı Türkiye sınırına dayanabilir. Türkiye'ye bununla mücadele edebilmesi için de destek verilmeli. 
    6. Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı tamamen kapanabilir. 
    Yeni önlemler alınabilir 
    ABD ile yapılan temaslarda olası sıkıntıların genel bir çerçeve içinde anlatıldığı, ancak bir paket olarak sunulmadığı öğrenildi. Bu kapsamda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye'nin ekonomik zararının ''on milyar dolarlarca'' olabileceği savlanıyor. Türkiye'nin bu yükün altından tek başına kalkmasının olanaklı olmadığı, uluslararası desteğin sürmesi gerektiği kaydediliyor. ABD'nin tazminat konusuna sıcak bakmaması nedeniyle Türkiye'nin yeni önlem arayışına girebileceği belirtiliyor. 

  • Ankara'da göç endişesi 
    Türkiye'de Irak'a yönelik operasyon dahil olası savaş, her türlü afet ve krizde kurumlar arasında eşgüdümü sağlamak ve zararı en aza indirmek amacıyla hazırlanacak ''Afet Eylem Planı'' için Başbakanlık'ta geniş kapsamlı bir toplantı düzenlendi. 
    Genelkurmay Başkanlığı, MGK, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi, Başbakanlık Bilgi İşlem Dairesi, Karayolları, DSİ, Köy Hizmetleri, Türk Telekom, TEAŞ ve TEDAŞ genel müdürlükleri ile bakanlıklardan birer temsilcinin katıldığı toplantı yaklaşık 2.5 saat sürdü. 

    Toplantıda konuşan Kızılay Genel Müdürü Ertan Gönen , Türkiye'deki kurumlar arasında eşgüdümsüzlük olduğunu belirtti. Başbakanlık Müsteşarı Füsun Koroğlu da Türkiye'de uzun zamandır gerçekleştirilemeyen afet eylem planının yaşama geçmesi halinde her türlü sorunun aşılabileceğini kaydetti. Koroğlu, 1.7 milyar doların planın hazırlanması için kullanılacağını aktararak ''3 Kasım seçimlerine kadar bu planı hazırlamalıyız'' dedi. Afet planının çekirdeğini oluşturmak üzere 11 alt komisyon kuruldu. Toplantı öncesinde Başbakanlık Merkez Binası'na gelen Gönen, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Senaryolara göre, Irak'a bir operasyon durumunda sınırdan 70-80 bin kişinin gireceğinin öngörüldüğünü belirten Gönen, ''Bunu hemen karşılama imkânına sahibiz. Hatta çok daha büyük rakamlara ulaşabiliriz'' dedi. 

  • Cem: ABD ramazandan önce vuracak 

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve YTP lideri İsmail Cem, Irak ile ilgili gelişmeleri değerlendirdiler. 
    MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli , Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürdistan devletinin kuruluşunu Türkiye'nin kabullenmesinin mümkün olmadığını söyledi. YTP lideri İsmail Cem , olası bir Irak harekâtının içinde Türkiye'nin de yer almasının ekonomiyi iflasa sürükleyebileceğini belirtirken saldırının ramazan ayı öncesinde başlayacağını ileri sürdü. MHP lideri Devlet Bahçeli, önceki gün Kanal D'de ''Seçim Arenası'' programında Kuzey Irak'taki gelişmeleri değerlendirdi ve ABD'nin özellikle 11 Eylül sonrasında uluslararası terör anlayışı çerçevesinde bir müdahale hazırlığı içerisinde olduğunu kaydetti. Böyle bir müdahalenin Türkiye'ye çok büyük sosyal ve ekonomik sıkıntılar getireceğini söyleyen Bahçeli, ''Irak'ın toprak bütünlüğü bozulmadan, üniter yapısı zedelenmeden demokratik bir süreci başlatabilecek bir yönetim değişikliğiyle ülkeyi barış ve istikrar unsuru haline getirmekte yarar var'' dedi. Irak yönetiminin BM kararına uyum sağladığı takdirde ABD açısından müdahalenin biçimi ve zamanının farklılık gösterebileceğine dikkat çeken Bahçeli, Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürdistan devletinin kuruluşunu Türkiye'nin kabullenmesinin mümkün olmadığını vurguladı. 
    'Ekonomiyi iflasa sürükler' 
    YTP Genel Başkanı İsmail Cem ise Kuzey Irak'ta ölçünün çoktan aşıldığını belirterek, hükümetin toplumu daha fazla bilgilendirmesi gerektiğini söyledi. Körfez Savaşı'nda Türkiye'nin ''1 koyup 3 alacağız'' stratejisini uyguladığını hatırlatan Cem, olası bir Irak 
    harekâtının içinde Türkiye'nin de yer almasının ekonomiyi iflasa sürükleyebileceğini kaydetti. Cem, olası Irak operasyonunun 2003 yılına girmeden ve ramazan ayı öncesi yapılacağını da iddia etti. Türkiye'nin savaşta yardımsever tutumunu devam ettirmesi gerektiğini kaydeden Cem Irak'tan göç olasılığı konusunda uyarı yaptı. Türkiye'nin Türkmenlere karşı yükümlülüğü olduğuna işaret eden Cem, ''Tarık Aziz'in 'Siz Türkmenlerle neden bu kadar çok ilgileniyorsunuz, biz Türkiye'de yaşayan Araplara karışıyor muyuz' sözlerine kesinlikle karşıyım. Orada birçok Türkmen sürüldü, öldürüldü'' dedi. 

  • Köşk'te Kuzey Irak zirvesi 

    Kürt gruplarının parlamento toplaması Ankara'yı hareketlendirdi. Dışişleri Bakanlığı, görüşmeleri gün boyu diplomatik ve istihbarat kanallarıyla izledi. 
    Türkiye, Kuzey Irak'ta ''bölgesel Kürt parlamentosunun'' toplanmasının ardından Türkiye, ''oluşmasını temenni etmediği koşulları da'' içeren her türlü olasılığa karşı hazırlıklarını hızlandırmayı kararlaştırdı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 'in istemiyle devletin zirvesi Çankaya Köşkü'nde olağanüstü zirvede bir araya gelirken, ABD'ye ''Uluslararası yasallık temeline dayanmayan bir operasyonu kabul etmeyiz'' mesajı verildi. 
    Irak konusunda kısa ve orta vadeli planların ele alındığı zirvede, Kürt grupların Ankara'yı Kuzey Irak'ta devre dışı bırakan ve fiili bir devletin önünü açan 1998 Washington anlaşmasını benimsemelerinin olası etkileri masaya yatırıldı. 6 yıl aradan sonra ilk kez toplanan parlamentoda Türkiye'nin uyarılarını dikkate alan açıklamalar ise ilk aşamada olumlu yorumlandı. Ancak Kürt grupların ''her an ölçüyü kaçırabilecekleri'' düşüncesiyle hazırlıkların hızlandırılması, Türkmenlerin temsilinin güçlendirilmesi için de girişimlerin yoğunlaştırılması kararlaştırıldı. 
    Dışişleri, parlamento toplantısını gün boyu diplomatik kanallar ve istihbarat kaynaklarından izlerken, değerlendirmeler Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel 'e aktarıldı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, gelişmeleri değerlendirmek üzere akşam saatlerinde devletin zirvesini Çankaya Köşkü'nde topladı. Milli Güvenlik Kurulu'ndan (MGK) 4 gün sonra gerçekleştirilen zirveye Başbakan Bülent Ecevit , Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök , Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu , Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal , Başbakanlık Danışmanı ve Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Köksal Karabay , MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun , Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu ile Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü ve Dışişleri Başdanışmanı Tacan İldem katıldılar. 
    Uluslararası yasallık şart 
    Yaklaşık 2 saat süren zirvenin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Tacan İldem, toplantıda ''Türkiye'nin oluşmasını temenni etmediği koşulları da içeren'' her türlü olasılığın değerlendirildiğini kaydetti. İldem, ''Barışçı çözüm çabalarına fırsat tanınması gereğine inanmaktayız. Temennimiz Irak'ın uluslararası toplumla işbirliğini somut adımlarla sergilemesi ve askeri bir harekat başlatılması gereğinin ortaya çıkmamasıdır. Uluslararası yasallık temeline dayanmayan bir operasyon kabul edilemez.'' İldem, ''Kürt parlamentosuna'' ilişkin sorulara ''Irak ile ilgili bütün gelişmeler değerlendirilmiştir'' yanıtıyla yetindi. 
    Diplomatik kaynaklarden edinilen bilgilere göre Çankaya Köşkü'ndeki zirvede, MGK toplantısı ışığında son gelişmeler daha ayrıntılı olarak değerlendirilildi. 
    Yeni kaygılar 
    Parlamentonun Türkiye'ye olumlu ve olumsuz yansımaları zirvede ayrı ayrı değerlendirildi. 
    Zirvede, Kürt grupların Türkiye ve Türkmenleri Kuzey Irak'ta dışlayan Washington anlaşmasını kabul etmelerinin olumsuz etkileri üzerinde duruldu. ABD yönetimin girişimiyle 1998 yılında Washington'da Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile Kürdistan Demokratik Partisi arasında imzalanan anlaşma, yalnızca bu iki partinin belirleyici olduğu ve fiili bir Kürt devletinin önünü açan süreç öngörüyor. Washington anlaşması, Türkiye'nin inisiyatifiyle 1996 yılında başlatılan Ankara sürecine de alternatif oluşturuyor. Türkiye, ABD ve İngiltere'nin desteğiyle 1996 yılında KDP, KYB ve Türkmen Cephesini bir araya getirmiş, yeni seçimler ile tüm toplulukların temsil edildiği bir geçici yönetim benimsenmişti. 
    Ankara'yı parlamento toplantısına rahatsız eden bir diğer unsur, yapılan ''federal yönetim'' vurgusu oldu. Ankara bunun Irak'ın parçalanmasını kolaylaştıracak bir süreç olarak değerlendirdi. 
    ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell 'ın parlamentoya gönderdiği mesajda Irak'ın toprak bütünlüğüne ve çoğulculuğa işaret etmesi ve ABD yönetimine yakın isimlerin dün yaptıkları açıklamalarda ABD'nin bölgede ''bağımsız bir Kürt devletine'' karşı olduğunu dile getirmeleri olumlu sinyaller olarak değerlendirildi. 
    KYB'nin yanısıra KDP'nin de açıklamalarında Irak'ın toprak bütünlüğüne önem atfetmesi ve komşu ülkelere taahhüt vermeye hazır olduklarını ifade etmesi, Türkmenlerin temsilinin güçlendirilmesi için de iki taraftan gelen mesajlar olumlu değerlendirildi. 

  • 'Kürt parlamentosu' toplandı 

    Türkiye'nin yakından izlediği toplantıya ABD Dışişleri Bakanı Powell kutlama mesajı gönderdi. Toplantıya Bayan Mitterrand da katıldı. 

    Mitterrand, parlamento toplantısında Celal Talabani ile Mesud Barzani'nin arasına oturdu. 

    Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin' in ABD önderliğindeki bir saldırıyla devrilmesi durumunda konumlarını güçlendirmek isteyen Kuzey Irak'taki Kürt grupların oluşturduğu ''bölge parlamentosu'' 6 yıl aradan sonra Erbil'de toplandı. 

    ''Kürdistan Bölge Parlamentosu'' ilk oturumunda, Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) ve Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (IKYB) 8 Eylül'de üzerinde uzlaştıkları ortak ''anayasa'' yı ele aldı. Irak'ın kuzeyini ''Federal Kürt Bölgesi'' olarak öngören ''Kürdistan anayasası'' ile ilgili ''parlamento'' görüşmelerini Türkiye yakından izliyor. Toplantıda parlamento başkanlığı için 3 ayda bir seçim yapılması kararlaştırıldı. 

    ''Kırmızı, yeşil, beyaz'' şeritler ve beyaz bandın içinde yer alan sarı güneşten oluşan ''bayrak'' altında, IKDP denetimindeki Erbil'de gerçekleşen toplantıya eski Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand' ın eşi Daniella Mitterrand katılırken, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel da kutlama mesajı gönderdi. 
    1996 yılında iki grup arasında çıkan çatışmalar sonrasında parlamentonun dağılması üzerine ''Kürtler ancak birlik olduktan sonra Kürdistan'a geleceğim'' diyen Mitterrand'ın katılması dikkat çekti. Şaklava kentinde IKDP lideri Mesud Barzani tarafından karşılanan Mitterrand toplantıda, Barzani ile IKYB lideri Celal Talabani' nin arasına oturdu. Oturuma Fransa Kürt Enstitüsü Başkanı Kendal Nezan da katıldı. 
    Türkmenlere yer yok 
    Kuzey Irak'taki ilk seçimlere kadar bölgenin yönetimini elinde tutacak olan parlamentoda Türkmenlere yer verilmedi. 51'i IKDP, 49'u IKYB ve 5'i de Kuzey Iraklı Süryanilerden oluşan toplam 105 üyeli parlamentonun açılışını, dağılmadan önceki başkan olan IKDP'li Roj Nuri Şawez yaptı. Alınan bilgilere göre daha sonra başkanlığa IKDP üyesi Dr. Nuri Şair getirildi. Yapılan seçimlerde, Neçirvan Barzani' den boşalan ''başbakanlık'' görevine ise IKYB üyesi Berham Emin getirildi. Mesud Barzani ile Celal Talabani, seçimden sonra yaptıkları açıklamada, aralardaki tampon bölgelerin kaldırıldığını belirterek, ''birlik ve beraberlik içinde yaşayacaklarını'' söylediler. Geniş güvenlik önlemleri altında yapılan toplantının, çok sayıda yabancı gözlemci ve gazetecinin izlediği açılış törenlerine Barzani ve Talabani birlikte geldi. Barzani, yaptığı konuşmada ''Kürtlerin komşularının güvenliğini tehdit etmeyeceği konusunda teminat vermeye hazır olduklarını'' söyledi. 
    Barzani, IKDP ve IKYB arasındaki çatışmalarda ölen yaklaşık 3 bin kişi için özürlerini sundu. Talabani de konuşmasında, Kürtlerin federal yapıya sahip bir Irak'ı desteklemesinin ''Irak'ın birliğini korumak'' anlamına geldiğini, ancak ''Irak hükümetinin, ülkenin birlik ve bütünlüğünü korumadığını'' söyledi.İki Kürt lider, gelinen aşamada ABD, İngiltere, Türkiye ve AB ülkelerinin katkıları olduğunu belirterek teşekkür ettiler. 
    Powell'ın mesajı 
    ''Anayasa'' görüşmelerinin yapıldığı parlamentonun açılış konuşmaları, uluslararası telekomünikasyon şirketlerinin desteğiyle tüm Kuzey Irak'ta yayın yapan ''Kürdistan TV'' den canlı olarak verildi. Konuşmaların ardından Powell'in kutlama mesajı okundu. Powell mesajında parlamentoyu ''tarihi'' olarak niteledi ve tüm Irak'ın güvenliği, istikrarı ve refahına hizmet etmesi gerektiğini ifade etti. Bu amaçla ''Kürtlerin çok kurban verdiğine'' dikkat çeken Powell, Irak'ın sınırlarının ise korunmasını istedi. ABD Dışişleri Bakanı ayrıca ''Demokratik ve birlik içerisinde bir Irak'' mesajını verdi. 
    Ortak bildiri 
    KPD lideri Mesut Barzani ve KYB lideri Celal Talabani parlamento oturumu sonrası ortak bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında amaçlarının Irak'ı bölüp parçalamak olmadığını söyleyen Barzani, Irak içerisinde federal bir yapı istediklerini vurguladı. Barzani, spekülasyonlara konu olan Kerkük'ün örnek bir kent olduğunu burada Arap, Kürt ve Türkmenlerin bir arada barış içerisinde yaşayacaklarını söyledi. 
    Celal Talabani de, Washington Antlaşması'na bağlı kalacaklarını belirterek, bağımsızlığın sözkonusu olmadığın kaydetti. Parlamento önümüzdeki günlerde Federal Kürt Anayasısı'nı onaylayacak 6 ile 9 ay içinde seçimler yapılacak. 

     

  • HERITAGE FOUNDATION: 
    Ankara'nın eli kolu bağlı 

    Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'ndan milyarlarca dolarlık kredi alan Türkiye'nin, Irak'a askeri operasyon konusunda müttefiki Washington ile ilişkilerini tehlikeye atmayı göze alamayacağı öne sürüldü. 

    ABD'de Heritage Foundation adlı düşünce kuruluşunun yayımladığı ''Amerika neden tek başına gitmeyebilir: Saddam'a karşı büyüyen koalisyon'' başlıklı ve Dr. Nile Gardiner imzalı raporda, ''Irak'a karşı ortak bir operasyonda Türkiye'nin işbirliği olağanüstü önemli olacak'' denildi. Raporda, 700 kişilik Amerikan ve İngiliz personelin bulunduğu İncirlik Üssü'nün, ABD'nin bölgede Irak'a en yakın üssü olduğu ve kilit önem taşıdığı kaydedildi.Raporda şu ifadeler kullanıldı: ''Türkiye'nin yüz yüze kaldığı zor seçim: Ya en yakın NATO müttefiki ABD'yi destekler veya Arap dünyasına katılarak Irak'a askeri operasyonu reddeder. Ancak birinci olasılık kazanacaktır. Türkiye'nin yüz yüze kaldığı zorlu finansal gerçekler, IMF ve Dünya Bankası'ndan alınan 16 milyar dolarlık kredi paketi ve ABD'ye 5 milyar dolarlık askeri kredi borcuyla Ankara'nın, Washington ile ilişkilerini tehlikeye atmayı istememesi muhtemeldir.'' 
    Raporda, Türkiye'nin büyük olasılıkla ABD liderliğindeki operasyona, hava sahası ve üslerini açarak stratejik ve lojistik destek sağlayacağı ileri sürüldü. 












 
sayfa başına dön