Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 



TKP'ye Tavır Ya da 
Demokrasi Skandalı


Yalçın DOĞAN

 
Muhteşem gerekçe, TKP mitingine konulan yasak , evlere şenlik!.. 
Seçime girmeye hak kazanan TKP, önceki gün Ankara'da miting izni alıyor. Tamam, normal. Ama, anormallik tam orada başlıyor. Ankara Valiliği, bir siyasal parti mitinginde ilk kez bir yasak uygulamaya kalkıyor: 
''Mitingde ses araçları kullanılması yasaktır!..'' 

Bir parti, bir mitinginde ses aracı kullanmayıp da, ne yapacak?.. O nasıl miting olacak?.. Alana gelmiş onca yurttaşa sesini nasıl duyuracak?.. Yasak gerekçesini Ankara Valiliği şu yasaya dayandırıyor: 
''Sünnet ve düğün konvoylarının, tüp ve su satıcıları ile dağıtıcılarının korna çalarak dolaşmaları yasaktır!..'' 

Hoppalaaa!.. TKP mitingi, tüp ve su mu satıyor?.. TKP mitingi sünnet ve düğün konvoyu mu?.. TKP bu mitingde sokak sokak dolaşarak korna mı çalıyor?.. Anlı şanlı demokrasimize muhteşem bir gerekçe daha!.. 
TKP yürütmenin durdurulması istemiyle, Ankara 8. İdare Mahkemesi'ne dava açıyor. Mahkeme bu saçmalığı dikkate alarak, yürütmeyi durdurma kararı veriyor. Yani, TKP'ye mitingde ses araçlarını kullanma izni çıkıyor. 
Buna rağmen, polis TKP'nin ses araçlarına el koyuyor. Ses araçları halen gözaltında!.. 
Ya Diyarbakır İl Seçim Kurulu?.. 
Ne var ki, saçmalık daha önce başlıyor. 
Seçime girecek partiler belli olduktan sonra, Diyarbakır İl Seçim Kurulu , yine tarihe geçecek bir karar alıyor: 

''TKP'nin kuruluşu yasal değildir, o nedenle seçime giremez!..'' Neyse ki, Yüksek Seçim Kurulu'na yapılan itiraz sonucunda, YSK, Diyarbakır'a ''Bu senin işin değildir'' diyerek, zılgıtı çekiyor. 
Ses araçları halen gözaltı sürelerini doldururken, önceki gün mitingde polis görevini asla ihmal etmiyor!.. Polis mitinge katılmak isteyenlere her türlü engeli çıkarmakta çok becerikli davranıyor!.. TKP yöneticileri panzerler ve kalkanlar eşliğindeki polise, bu davranışını değiştirmesi için uyarıda bulununca, alınan yanıt şu: 

''Siz bize işimizi öğretmeyin!.. Siz, bize göre yasal bir parti değilsiniz!..'' 
İçişleri Bakanlığı'nca kuruluşu resmen onaylanmış bir partiye, emniyet güçleri ne zamandan beri bu biçimde konuşabiliyor?.. Polis, bu gücü nereden alıyor?.. Ankara Valiliği'nden mi, yoksa daha başka yerlerden mi?.. 
Bu tam bir demokrasi skandalı, seçim skandalı değil de, ne?.. İlginç olan, bu skandala diğer partilerin sessiz kalması. Meydanlarda demokrasi sözcüğünü ağzından düşürmeyen o partiler nerede?. Bu demokrasi dışı tavır, aynı zamanda onlara da yapılmış sayılmaz mı?.. Bugün bir partinin yasal hakkını savunmayan başka bir parti, yarın iktidara geldiğinde, sokaktaki yurttaşın hakkını nasıl koruyacak?.. 

İçişleri Bakanı hani tarafsızdı?. 
Dün telefonda TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan ilginç bilgiler veriyor: 
''Mitinge iğne deliğinden geçerek girdik!.. Halkla hiç bir sorunumuz yok. Ama, her yerde yönetim bize çeşitli güçlükler çıkartıyor. Örneğin, bildiri dağıtırken, afiş asarken, şu ana kadar bini aşkın arkadaşımız gözaltına alındı. Gerçi, gözaltılar sekiz, on saat sürüyor, ancak bizim propaganda hakkımız engelleniyor. İçişleri Bakanı'ndan birkaç kez randevu talep ettik. Şu ana kadar yanıt bile vermedi!..'' 

Oysa, anayasaya göre, seçim döneminde değişen üç bakandan biri de İçişleri Bakanı. Tarafsız olsun diye!.. Bu mu tarafsızlık?.. 
TKP'nin 550 adayı var ve her yerde seçime giriyor. Şu kadar oy alır, bu kadar alır, ama hiç bir demokraside, hiç bir yasal partiye böyle davranılmaz!.. 


Cumhuriyetten alınmıştır

 
sayfa başına dön