Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 


Yayın Yönetmeni'nden                                

Amerika'nın Irak'a saldıracağı gün yaklaştıkça her şey netleşmeye başladı. Daha önce konuya sessiz kalan medya gülleri ve politikacılar  konuşmaya ve savaştan yana tavır almaya başladılar. 

Yurtseverler, barışseverler, demokratik kuruluşlar ve emekçi halk da savaşa karşı sesini yükseltmeye başladı. Türkiye'nin her yerinde irili ufaklı, kapalı salon, kahve toplantısı ya da açık hava toplantıları şeklinde savaş karşıtı eylemler yapılıyor. 

Adet olduğu üzere "devletin güvenlik güçleri" savaş karşıtı toplantılarda hazırlar. Kalkanlarıyla, coplarıyla, yolları kesmeleriyle terör estirmeye devam ediyorlar.

Bu güne kadar şu zaman ya da bu zaman tek başına ya da koalisyon şeklinde iktidarda  boy göstermiş olan tüm partilerin liderleri başta ANAP lideri Mesut Yılmaz olmak üzere Çiller'iyle, Bahçeli'siyle hepsi açık açık savaştan yanalar.

Başbakan Ecevit ise güya savaş istemiyor, bir savaşta gençlerimizin binlercesinin öleceğini söyleyip üzülüyor ama mitingde konuşması halk tarafından "kahrolsun Amerika" diye kesilince büyük bir telaşa kapılıp "hayır hayır, Amerika bizim dostumuz, müttefikimiz. Böyle söylemeyin" diye aslında kimden yana olduğunu net bir biçimde ortaya koyuyor. Ve Ecevitin Kars mitingi binlerce Karslının  Savaşa Hayır çığlıklarıyla sona eriyor. 

Türkiye'de saflar belirlenirken çok ilginç stratejik senaryo rivayetleri dolanıyor. ABD'nin Kuzey Irak'da Kürtleri devlet kurma konusunda  kışkırtıp, Türkiye'nin Kürt devletine karşı Kuzey Irak'ı işgal etmesini sağlayarak böylece Amerikanın Irak'a saldırısını Türkiye'nin Kürdistan'a saldırısı şeklinde başlatmayı ve ondan sonra Türkiye ile el ele  Bağdat'a doğru yürümeyi planladığı ileri sürülüyor. Doğrusu bu iddia pek de yabana atılır gibi değil. Bizim "devlet adamlarımız (!)" koro halinde Kürtlerin devlet kurmasına karşıyız diye çığlık atmıyorlar mı.

Geçtiğimiz hafta ABD'den bir Orgeneral Ankara'yı 1 günlük ziyaret etti. Bu general Başkan Bush tarafından Irak'a Vali tayin edilmiş miş... Türkiye'de Genelkurmay Başkanı'yla ve başka yetkililerle görüşüp gitti. Giderken de "şimdilik" Türkiye'den üs ve toprak talep etmediklerini söyledi.

Yerli ve yabancı basında çıkan haberlere göre Türkiye Amerikanın Irak saldırısında yer alması karşılığında 4 - 6 milyar dolar "yardım" alacakmış. Yani Türkiye'nin Irak'a saldırmasının bedeli 4-6 milyar dolarmış. Burada bir de bu "yardım" sözüne dikkat etmek gerekir. ABD'nin yardımları hep kredidir. Yani faiziyle birlikte geri ödenecektir. Türkiye hem savaşa girecek, başına  yıllarca sürecek bir sürü bela alacak, hem de ABD'ye borçlanmış olacak. 

Senaryoların hepsi emekçi halkın başına çorap örme işi. Her zamanki gibi ABD'nin Irak saldırısından en çok zarar görecek olan emekçi halkımız.

 

 
sayfa başına dön