Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 
 

AKP... Çiftçiler... Acil Eylem Planı...

Abdullah AYSU

Çiftçiler beklentiye girdi...

3 Kasım seçimleri yapıldı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) 550 milletvekilliğinin 363'ünü kazandı. 58. Hükümeti kurma hakkını elde etti. Böylesi ezici bir çoğunlukla iktidara gelmesi her kesimi ve tarım sektörünü beklentiye soktu, umutlandırdı.

Her ne kadar seçim sonrasında Recep Tayip Erdoğan, ilk açıklamasında: "IMF ve Dünya Bankası politikalarını sürdüreceklerini" açıklamış olsa bile...

IMF, Dünya Bankası ile hükümetlerin seçim öncesi tarım kesiminde yaptığı tahribatın onarılması için çiftçilerin (seçmenlerin) kurulacak hükümetten istekleri ne idi, bir hatırlayalım.

Çiftçilerin istekleri;
-IMF ve Dünya Bankası'nın dayattığı tarımsal politikaların uygulanmaması,
-Tarımda desteklerin sürdürülmesini, Doğrudan Gelir Desteğini (DGD) üretim planlaması için diğer desteklerin yanında ek olarak verilmesi,
-Taban Fiyatlarının maliyetin üzerinde belirlenmesini, destekleme alımlarına devam edilmesini, bedellerinin üreticiye peşin olarak ödenmesini,
-Tarımsal kredi faizlerini düşürülmesini, birikmiş kredi faizlerinin silinmesini,
-Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerindeki Yeniden Yapılandırma Kurulları'nın kaldırılmasını, sanayilerinin A.Ş'lere dönüştürülmesini öngören 4572 sayılı yasanın ilgili maddesinin iptalini yine adı geçen yasadaki devletin birlikleri desteklemesini engelleyen maddesinin yasadan çıkarılması,
-Tarımsal KİT'lerin özelleştirilmesinin durdurulmasını, özelleştirme kapsamına alınanların kapsamdan çıkarılmasını (TEKEL –Türkiye Şeker Fabrikaları, Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. (TÜGSAŞ) Özelleştirilenlerin de iptal edilmesi,
-Ziraat Bankası ile TARİŞBANK'ı özelleştirme yerine, sektör bankacılığı yapmak üzere üreticilerin demokratikleştirilmiş örgütlerine bedelsiz devredilmesi,
-Üretici örgütlenmelerinin önündeki yasal engelleri kaldırılması,
-Türkiye Ziraat Odaları Birlikleri'nin yasasındaki demokratik olmayan yasa maddelerinin ayıklanmasını, çiftçilerin haklarını araması için gerekli maddelerin eklenmesi,
-Üreticilerin pazara sahip kılınmasını, yani üreticinin üretimden pazarlamaya örgütlenmesinin önünü açacak yasal düzenlemelerin yapılması,
-Toprak ve suyun korunması için gerekli yasa çıkarılması ve bilinç oluşturulması,
-Hayvancılığın geliştirilmesi ve tüketicilerin sağlıklı hayvansal ürünlere sahip olması için Veteriner İşleri Genel Müdürlüğünün yeniden kurulması,
-Çiftçilerin birim alandan fazla ürün elde etmek, araştırma, üretim planlaması ve pazarlama tekniklerini geliştirmeleri için kamunun tüm olanaklarının kullanılması,
-Üretim girdilerinin;( tohumluk, gübre, mazot, ilaç,su) KDV oranının yüzde 1'e indirilmesi,
-Tarımda kullanılan su, mazot ve elektriğin piyasa fiyatının 3 de 1 fiyata çiftçiye verilmesi,
-Çiftçileri kapsayacak bir tabii afet yasasının çıkarılması,
-Tarım sigortasının tüm zararları kapsayacak şekilde çıkarılmasını ve primlerinin de önemli bölümünün devletçe karşılanması,
-Çiftçilerin, BAĞ-KUR aidatlarının yıllık ödenmesini ve bu sürede sağlık hizmetlerinin verilmesi hakkının tanınması, çiftçilerin istekleri idi. Şimdi, tek başına iktidar olan AKP' den beklentileridir artık...

58. Hükümetin Acil Eylem Planı ve Tarım....

58. Hükümet, Hükümet programını açıklamadan önce Acil Eylem Planı adı altında yapacaklarını kamuoyuna açıkladı/duyurdu. Hükümet; "Tarıma destek " başlığı altında tarım sektörüne yönelik yapacaklarını söz konusu planda şöyle ifade ediyor: "İzleyeceğimiz tarım politikalarının temel hedefleri, ülkemizin temel gıda ürünleri açısından kendi kendine yeterli olması, tarım arazilerinin sürekli işlenir halde tutulması, üretim verimliliğinin artırılması ve hayvancılığın desteklenmesi unsurlarından oluşmaktadır. Son dönemlerde mülkiyete dayalı olarak uygulamaya geçmiş olan doğrudan gelir desteği sistemindeki aksaklıklar giderilecek, dar gelirli çiftçileri hedefleyen yeni bir yapının oluşturulması yoluna gidilecektir.

Arz açığı olan yağlı ürünlere doğrudan gelir desteği ve prim sistemi uygulanacaktır. AKP iktidarının ilk üç ayda hayvancılığın geliştirilmesi için acil tedbirler alınacaktır. Altı ay içinde çerçeve Tarım Kanunu çıkarılacaktır. Sosyal politikalar kapsamında çiftçimizin rahatlamasını sağlamak için tedbirler alınacak. Güven ortamı, bütçe disiplini ve harcama reformuyla sağlanacak tasarrufların öncelikli olarak mazot gibi kalemlerdeki ağır vergilerin azaltılmasıyla çiftçinin üzerindeki tahammül edilemez yük hafifletilecektir.

Bu kapsamda bir yıl içinde ;
-Tarım Ürünleri Sigorta Kanunu çıkarılacak ve uygulama planı hazırlanacak,
-Üretici örgütlerinin kurulması için mevzuat hazırlanacak,
-Çiftlik muhasebe veri ağı sistemi ve tarım bilgi sistemi geliştirilecektir. "

Acil Eylem Planın tarım sektörüne giriş yazısında Türkiye tarımının fotoğrafı şöyle çekilmiş: "İzleyeceğimiz tarım politikalarının temel hedefleri, ülkemizin temel gıda ürünleri açısından kendi kendine yeterli olması, tarım arazilerinin sürekli işlenir halde tutulması, üretim verimliliğinin artırılması..."

Acil Eylem Planı mı?... Devam Planı mı?...

Evet... bu fotoğraf doğru. Bunlar önceki hükümetlerin tarımda kökü dışarıda politikaları uygulamaları sonucunda sektörün yaşadığı tahribat, içine düşürüldüğü olumsuz durumdur. Ama, bunun ana nedeni IMF' nin bir dizi dayatmasından biri olan hükümetin kaldırdığı tarımsal destekler sebep olmuştur. Yani; düşük faizli zirai kredi, üretim girdilerinde sübvansiyon, destekleme alımları v.d kaldırılarak yerine tek başına Doğrudan Gelir Desteğinin (DGD) uygulanması sonucunda bu fotoğraf ortaya çıkmıştır.

Söz konusu planda kaldırılan tarımsal desteklemelerin sürdürüleceği söylenmemekte, aksine, IMF' in geçmiş hükümetler aracılığıyla başlattığı -tüm desteklerin yerine tek başına uygulattırdığı- DGD' ye devam edeceğini açıklamaktadır! Ayrıca, arz açığı olan ürünlerde DGD' ye devam edileceğini, diğer ürünleri üreten çiftçilerin durumu ne olacağı ise belli değil.

Tarım sektörü için bir yıl içinde yapacağını söylediği üç maddeye gelince; IMF' nin daha önce isteyip de 57. Hükümetin yapamadığı ve tamamlayamadığı –zamanı yetmediğinden- tarımı yıkım programının parçalarıdır. Tarım sigortası çıkarılmalıdır. Doğru. Ama, ondan önce yalnız tarım kesimini kapsayacak bir tabii afet yasasının çıkarılması gerekmektedir. Daha sonra tarım sigortası yasası çıkarılmalıdır. 58. Hükümet 57. Hükümetinde programında da olan ama yetiştiremediğinden çıkaramadığı Tarım Sigorta Yasasını çıkarmakla çiftçi ne koruma altına alınıyor ne de güvenceye kavuşturuluyor. Tersi tabii afetler karşısında çiftçi sahipsiz kalıyor. Çünkü; hiçbir yerde sigorta firmaları tabii afetlere karşı ürün sigortası yapmıyorlar.

Açıklanan Acil Eylem Planı değil, IMF' in önceki bıraktığı yerden devam planıdır.

 
sayfa başına dön