Fındık sezonu Ağustosta başlar. Fındık fiyatı da bu ayda açıklanır. Bu yıl fındık fiyatları iki yıl gecikmeli olarak ekim ayında açıklandı. Gerekçe olarak da FİSKOBİRLİK’ e aktarılacak kaynak olmadığıydı. Aslında; hem para yoktu hem de Dünya Bankası (DB) dayatması ile çıkarılan 4572 Sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri hakkında çıkarılan yasa engel teşkil ediyordu. Yani yasal mevzuat FİSKOBİRLİK’ i desteklemeye engeldi.
Bu arada FİSKOBİRLİK kaynak bulamadığından fındık alım fiyatlarını bir türlü açıklayamıyordu. Üretici -uygulanan ekonomi politikalar gereği- ürününü bekletecek güce sahip kılınmadığından fındığını yok pahasına elinden çıkartmak zorunda kalmıştı.
Seçim öncesinde FİSKOBİRLİK’ e 50 bin ton fındık alabilecek bir kaynak bulundu, aktarıldı. FİSKOBİRLİK de fındık fiyatını 1 milyon 615 bin olarak açıkladı. Gecikmeli açıklanan bu fiyatlar belli olduğunda çiftçilerin çoğu zaten ürününü elden çıkartmıştı.
Seçim öncesi açıklanan alım fiyatı ve uygulanan ekonomi politikalar nedeniyle fındık üreticisi zor durumdaydı. Zor durumda olduğunu bilen siyasi partiler, daha çok da Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile Doğru Yol Partisi (DYP) seçim meydanlarında iktidar olduklarında fındık fiyatlarını arttıracaklarının sözünü verdiler. Hatta, Çiller, freni boşalmışçasına fındığın kilosuna 3 milyon 500 bin lira vereceğini söylüyordu, ama, üreticiler tarafından pek inandırıcı bulunmamıştı. Fındığın kilosuna 2 milyon lira vereceğim diyen AKP çok oy aldı.
AKP tek başına 363 kişilik büyük bir çoğunlukla iktidar oldu. Sorumluluk aldı. Ancak, iktidara gelen AKP’ in devleti yönetecek bilgi ve deneyimli kadrolara sahip olmadığı daha ilk uygulamalarında ortaya çıktı.
Örneğin; fındık üreticilerinin en önemli sorunları elbette ki, fındık alım fiyatlarının maliyetlerin altında belirlenmesidir. Ama, fındık alım fiyatları ile birlikte üreticilerin pazar hakimiyeti sorunu da var. Bu sorun önceki hükümetin çıkarmış olduğu Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri hakkındaki 4572 Sayılı yasa ile sahip oldukları örgütlülükleri yabancı ülke çiftçileri ve uluslar arası büyük tarım şirketleri lehine dağıtıcı özelliktedir. Bu sorun ivedilikle çözüm bekliyor.
Ayrıca, fındık satış sezonun ortaları çoktan geçmiş. Küçük üreticilerin yüzde 70’i – ki; fındık üretimi yapan ailelerin yüzde 84’ü 10 dönümün altında fındıklığa sahiptir- ürününü eski belirlenen fiyatlar üzerinden satmış. Fındıklar iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki stokçu tüccarların depolarında yerlerini aldı bile.
İhracatçılar, sezon başındaki belirlenen fiyatlar üzerinden bağlantılarını çoktan kurmuş taahhüt altına girmişler. Yukarıda da söylediğim gibi küçük üreticilerin neredeyse çoğunluğu fındığını elinden zararına çıkarttı. Fındık için sezon ortasını artık geçmeye başladığımız bu dönemde, AKP; fındığın kilosu 2 milyon lira olacak diye kararname çıkartıyor. Üretici ve ihracatçı şokta, stokçular ise, bu çıkacak kararname için şu an çifte bayram yapıyorlar.
AKP genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, yeni fındık kararnamesinin, yarın (9 Aralık –Pazartesi) Bakanlar Kurulu’ndan imzadan çıkarak yürürlüğe gireceğini basın aracılığıyla söyledi. Kararname ile seçim meydanlarında fındık üreticisine vermiş oldukları 2 milyon lira taban fiyat sözünü yerine getirmiş olacaklarını basına şöyle açıkladı: “üreticimizin yüzünü güldürmek ve meydanlarda verdiğimiz sözü yerine getirmek amacıyla yeni bir fındık kararnamesi için çalışma başlatmıştık. Bu yeni kararname tüm yönleriyle tamamlanarak Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldı. Ancak, beklemediğimiz ekonomik ve ihracat yönlerinden bazı teknik sorunlar ortaya çıktı. Ancak bu sorunlar giderildi.” diyor.
Teknik sorunlar, Canikli’ in açıkladığı gibi özellikle ihracat ile ilgili sorunlardır. Nasıl çözüldü açıklaması yok. Stokçu ile ihracatçılar aynı kişiler mi? Yoksa stok yapamayacak güçte az ihracatçı kaldı bunlar da zarar etsin artık, ihracatçı sayısı azalsın diye mi düşünülüyor? Bu sorular yanıt bekliyor. Çünkü, basından izlediğimiz kadarıyla ihracatçılar kararnamenin çıkarılmasına karşı. Üreticiler fiyat artışı yerine doğrudan pirim verilmesinden yana.
Bu fiyat artışının - zaman ve veriliş biçimi itibarıyla- üreticilere bir katkısı olmayacak, ihracatçılar da yaptıkları bağlantılar nedeniyle zarar edecekler...
Hükümet gerçekten fındık üreticisini düşünüyor, zarar ettiğine inanıyor ve açıkladığı fiyatla (çıkaracağı kararname ile) zararını gidermek istiyorsa; üreticilerin sahip olduğu fındık bahçeleri belli, ortalama verim de belli. Bu ortalama verimi esas alacak kilo başına direkt üreticiye pirim vermesi doğru adresi bulan bir ödeme olur.
Yok, stokçu düşünülerek bu ödeme yapılacak ise bu da bir tercih kullanma durumudur ki; bunun da seçim öncesi meydanlarda seçmenlere açıklanması ve o açıklıkta oy istenmesi etik bir davranış olurdu.
aaysu@hotmail. com