Emekçılerın 
Kurtuluşu
Kendı
Eserlerı
Olacaktır.

                 K.MARKS

 

Beyaz altın eriyor, umutlar kararıyor!...

Abdullah AYSU

Çiftçilerimiz, bu üretim sezonuna girdilere yapılan zamlar ve tarımda devlet desteğinin çekilmeye başlamasıyla yeterli girdi kullanmadan başladılar. Yaşanan aşırı yağışlar özellikle üzüm,incir ve pamuk üreticisini zor durumda bıraktı. Kurutma mevsiminde yağan yağmurlar üzüm üreticisine büyük zararlar verirken; Ege bölgesinin toplam üretimi olan yaklaşık 721 bin ton kütlü pamuğun üçte biri yağışlar nedeniyle  toplanamadı. toplanabilen pamuklarında kalitesi düştü.

 IMF ve Dünya Bankası’na verilen taahhütler doğrultusunda bazı ürünlerin taban fiyatları zamanında açıklanmadı. Bunların başında gelen ürünlerden biri de pamuk. Alım fiyatının zamanından çok sonra açıklanması, Egeli pamuk üreticilerinin ürünlerini tarlada bırakmalarına neden oldu. Tarlada kalan ve yağmur yiyen pamuğun kalitesi, dolayısıyla fiyatı düştü. Üretici Ege ve Çukurova’da, maliyeti 1 milyon lira olan pamuğunu 500 bin liraya sattı. TARİŞ tarafından açıklanan 850 bin lira avans fiyatı göstermelik oldu.

 

Tarım satış Kooperatiflerinin, devlet desteğinden mahrum bırakılması, –Dünya Bankası (DB) dayatması olan 4572 Sayılı Yasa gereği- göstermelik verilen pirim desteğinin zamanında ve yeterli verilmemesi pamuk üreticisini zor durumda bıraktı.

 

Uygulanan bu politikalar nedeniyle Ege’ in ve Çukurova’nın beyaz altını, 200 bin çiftçinin ürettiği 3 milyon 500 bin insanın geçimini sağladığı beyaz altın pamuk, eriyor. Üretici ve pamuk toplayıcılarının da yaşamını karartıyor. Başta ÇUKOBİRLİK ve TARİŞ olmak üzere, kooperatiflerin Dünya Bankası dayatması sonucu devlet desteğinden mahrum bırakılmaları, göstermelik verilen ve üstelik bir yıl gecikmeli ödenen pirim desteği ve bu yıl yaşanan doğal afetler, pamuk üreticisinin belini büktü. 2001 pirim desteğinin ödenmesi bitti, ancak 2002 yılı için söz verilen desteği hasat dönemi geçmesine rağmen henüz ödenmedi.

 

Tüm bu olumsuzluklar, üreticinin üretimden vazgeçmesine neden oluyor. Çukurova’da  70-80‘li yıllarda 350 bin hektar olan pamuk ekim sahasının IMF programlarıyla 2000 yılında 70 bin hektar, 2002 yılında 50 bin hektara düştü. Türkiye’nin pamuk ithalat rakamları da bunu doğruluyor. 1980’li yıllarda ortalama 120 bin ton pamuk ithal eden Türkiye’nin pamuk ithalat rakamları da bunu doğruluyor. 1980’li yıllarda ortalama 120 bin ton pamuk ithal eden Türkiye’nin ithalat oranı yüzde 354 oranında artarak 2000’ li yıllarda 500 bin tona yaklaştı. İthalattaki bu artışa rağmen, ülkemiz pamuk üretimiyle 1 milyar dolar döviz tasarrufu sağlıyor. Bu ürünün tekstil sanayiinde işlenmesi ile de 10 milyar dolar yurtdışı olmak üzere 17 milyar dolara yakın gelir elde ediyor. Ancak siyasiler ne tarım ürünlerinin üretimine üst üste darbeler vuran uluslararası anlaşmaların altına imza atıyor olmaktan ne de üretimi kısıtlayıcı yasa/yönetmelikleri çıkarıyor olmaktan çekinmiyorlar.  Hükümetlerin IMF ve Dünya Bankası güdümlü politikaları sadece üreticileri değil aynı zamanda tarım işçilerinin de hayatını hem zorlaştırıyor hem de yoksullaştırıyor.

 

Pamuk Toplayan Tarım İşçilerinin Ücreti  78 bin liraya düştü

 

Bu yıl Güneydoğu Anadolu ve Çukurova’da pamuk geç ekildi. Bu bölgenin hasadı Ege ile aynı döneme rastladı. .-IMF isteği olan kamun müdahalesinin kısıtlanması sonucu, üretim planlaması da yapılamıyor-  Bu nedenle pamuk toplayıcısı işçiler Ege’ye gelemedi. GAP ve Çukurova bölgesinde kalan tarım işçilerinin ücretleri, daha önce kg başına 83 bin lira olarak açıklandı. Pamuk taban fiyatının 800 bin TL olarak  belirleneceği hesap edilerek belirlenen 83 bin TL’ lik işçi ücreti, pamuğun ÇUKOBİRLİK tarafından 620 bin TL’ ye alınması üzerine üreticilerden sonra bir  tırpanda işçi ücretleri yedi, 78 bin lira olarak yeniden düzenlendi.  Bu ücret Adana’da 78 bin TL’ ye,  Hatay’da 73 bin TL’ ye kadar geriledi.

 Bölgede 30 bine yakın tarım işçisi, gerçekten çok zor koşullarda çalışmalarına rağmen düşük fiyatla çalışmak zorunda kaldılar. Aileleriyle birlikte yaklaşık 150 bin kişi işçi ücretlerinin düşmesinden direkt olarak etkilendi. Girdi fiyatlarından zaten mağdur olan çiftçi, taban fiyatlarının düşük belirlenmesi ile de çalıştırdığı işçiye karşı burukluk yaşadı.

 

 

 
sayfa başına dön