Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 


Yayın Yönetmeni'nden                                

ABD’nin Irak’a saldıracağı gün yaklaştıkça,medyada bazı yazarlar ABD ile Türkiye’nin “stratejik  ortaklığı”nın sınırlarını merak etmeye başladılar ve soruyorlar.Sınır nereden geçiyor ? Bu soru bana,1965 yılındaki bir olayı ve onunla ilgili olarak yıllar sonra yapılmış olan açıklamayı anımsattı.

 Adalet Partisi (AP) tek başına iktidardadır,Türkiye İşçi Partisi (TİP) de  15 milletvekili ile muhalefette.Demirel hükümetinin programı TBMM’nde muhalefet tarafından eleştirilmektedir.TİP Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar kürsüden “...15 milyon metrekare vatan toprağı ABD işgali altındadır...”diyor ve kıyamet kopuyor.AP milletvekilleri biryandan sıra kapaklarına vuruyorlar,bir yandan da Aybar’a hakaretler yağdırıyorlar;Aybar aldırmıyor ve devam ediyor “...ABD’nin bu üslerine hiçbir Türk yetkilisi,Bakan bile olsa,General bile olsa giremez...”

 Hükümetin başı Demirel yanında oturan Dışişleri Bakanı Çağlayangil’e soruyor : “Aybar’ın söyledikleri doğru mu ? Nedir bu üslerin durumu ? “ Çağlayangil’in yanıtı ilginç :”bilmiyorum” “Öyleyse hemen araştır” emrini veriyor Demirel.

 Bu açıklama Süleyman Demirel tarafından , yasaklı olduğu dönemde ,üç gazeteci (Aziz Nesin,Uğur Mumcu,Cüneyt Arcayürek ) ile yaptığı uzun sohbette anlatılmış ve yayınlanmıştır.

 Demirel’in açıklamasının gerisi de şöyle : “ Çağlayangil’in yaptırdığı araştırma garip bir durumu ortaya çıkarttı,ABD ile aramızda yapılmış olan ikili anlaşmaların devlette bir dosyası yoktu. Her biri ayrı yerlerdeydi .Üstelik yüzlerceydi. Bir çoğu da orta kademe bürokratlar tarafından örneğin bir genel müdür,bir albay tarafından imzalanmıştı. Ama maalesef hepsi geçerliydi. Bunları bir dosyada toplamak epeyce zaman aldı ve bu çalışmada Amerikalılar bize  oldukça zorluk çıkardılar.Bunların bir bölümünü de iptal ettik. Aybar’ın sözünü ettiği üslere girememe sorununu da belli kademedeki görevliler için Amerikalılardan izin almak koşulu ile kaldırdık

 

Sonraki yıllarda Amerikanofillik konusunda Demirel’i mumla aratacak. Evren ve Özal dönemlerini yaşadı ülkemiz. Onların iktidarında ABD ile hangi anlaşmalar imzalandı bilinmiyor.Stratejik ortaklık anlaşması da o dönemden kalma.

 

Stratejik ortaklığın sınırlarını merak edenlere ipin ucunun ABD’nin elinde olduğunu,o nereden geçmesini isterse oradan geçireceğini belirtmek isterim. O nedenle ABD Irak’a saldıracağı zaman Türkiye’den ne isterse,ne zaman isterse alır.Belki de su konuda gerekli anlaşmalar çoktan imzalanmış,dosyada sırasını bekliyordur !..

 

Ayrıca,CHP muhalefetli AKP iktidarlı TBMM'nden  ABD ‘nin Irak saldırısında işini kolaylaştıracak her türlü karar kolaylıkla çıkar. Hele TÜSİAD ‘dan ABD’nin yanında yer alınması konusunda zılgıtı da yedikten sonra. Bilindiği gibi ABD Büyükelçisi TÜSİAD başkanının da içinde olduğu büyük patronlardan bir grubu İstanbul'da Başkansaloslukta toplantıya çağırdı. Kapalı kapılar ardında ne konuşulduğu bilinmiyor. Ama tahmin etmek kolay: herhalde bir kaç milyar dolar teklif etmiştir.

 Peki,bu nazlanmalar,bu Ortadoğu ülkelerini dolaşmalar nedir ? ABD’nin Türkiye’de yaptırdığı bir kamuoyu yoklaması sonuçlarına göre halkımızın %83’ü Irak’a saldıran ABD’nin yanında yer alınmasına karşı.Bir de serde müslümanlık var ! Müslüman bir ülkeye yapılan saldırıda yer almayı izah edecek  bir şeyler yapmak gerekir,bu gösteriş işte o.

Savaş karşıtları mı ?

 İzinli olmak koşulu ile en fazla beş bin,izinsiz olarak da 150 kişilik mitingler yapıyor savaşa karşı imza toplamaya çalışıyorlar...

 

 
sayfa başına dön