| .. |
Bizi
Barışa Bilmeyenler Götürecek !
Ali Taygun

Barış Derneği Yönetici ve üyelerinden 44 kişi 28.Şubat.1982
tarihinde tutuklandılar. Tutuklananardan biri de Ali Taygun'du . |
|
Neydi o günler ?
Tek boyutlu, iki kutuplu bir siyasi dünyada yaşıyorduk. İyi ile kötünün,
doğru ile yanlışın koordinatları belliydi. Herkes, her sınıf, her millet
kendi 'kafasına göre' bir konum alır, karşısına düşenle, artık kanlı mı
olur kansız mı, uğraşır dururdu. Hayat zordu ama pırıl pırıldı. Berraktı.
Derken efendim bu kutuplardan biri ortadan kalkıverdi. Öteki de anlamını
yitiridi bittabî. Ve 'yukarı' ile 'aşağı'nın besbelli olduğu yerküreden
kopup boşluğa fırlatılan bir uzay gemisindeymiş gibi gibi sağımız, solumuz
birbirine girdi.
Ne nerededir ? Ne kadar uzaktadır ? Bize yaklaşıyor mu, uzaklaşıyor
mu ?
Yerçekiminin egemenliğinde içgüdümüzle cevapladığımız bu sorular uzayın
boşluğunda karşılıksız kalıyor. Akşamın sabaha dönüştüğü, güneşin doğup
battığı bir dünyadan Samanyolu'na ışınlanıp milyarlarca yıldızın her bir
yanımızda sönüp yandığı bir noktada bulmuşuz kendimizi sanki! Kerterizlerimiz
kayıp ! Koordinatlarımız meçhul !
N'olcek şimdi ?…
Ne olsun ? Alcez yenibaştan !
Ya da Amerikalı'nın dediği gibi yine oturacağız çizim masasına.
Ve oturduğumuz anda… Sayısı belli boyutların ve kutupların ötesindeki
evrenin insan kanını donduran belirsizliğiyle boğuşmaya koyulduğumuz anda…
O sonsuz boyutlar arasından şu gündelik dünyamızda hayatı ısıtıveren tek
bir boyutla, onun kutuplarıyla karşılaşıyoruz: Yeniden ve bir üst düzeyde
!
Üstelik bugün kerterizini yitirmiş insanlığı sarsalayan depremi biraz
olsun bize açıklayabilecek, onun durulması için neyin gerektiğine işaret
edecek, barışın yolunu açacak bir boyut bu.
Önce şu soruyu soralım: hangi amaçlar için, kimler arasında olursa
olsun… savaşların, şiddetli çatışmaların olmazsa olmaz unsuru nedir?
Bir çatışma konusu ! Başka bir deyişle bir boyut.
Bu da yetmez. Savaşın çıkabilmesi için bu boyutun hayattaki bütün diğer
boyutlardan önemli, kendi kutbunun herşeyin üstünde olduğundan emin en
az bir tarafın varlığı zorunlu. Bu taraf ölümü göze alacak, sevdiği herşeyden
bu uğurda vaz geçebilecek kadar güvenmeli haklılığına. Kuşku taşımamalı.
Yani doğruluğu onun için mutlak olmalı.
Mutlak doğrunun bilgisine sahip olmak !… Kutup yıldızı gibi sağlam
ve değişmez bir kerteriz noktasının varlığına inanmak ve bunun gösterdiği
doğrultuda mücadele etmek !… Hayatı bu boyuta indirgemek !… Savaş !…
Bir yanda uçsuz bucaksız Samanyolu'nun karmaşası, bir yanda şaşmaz
kutup yıldızının netliği…
Bir yanda bilinmeyenle barışık ve bilmeye çalışan, ama aynı zamanda
kendinden ve bilgisinden kuşkusunu asla yitirmeyen barışçı, öte yanda doğru,
haklı ve mutlak; bildiğine inancı sonsuz savaşçı.
Dehşet dengesinin yıkılmasıyla içine düşülen boş ve soğuk uzayda yönünü
bulmaya çalışan medeni toplum aydını kuşkusunun bilinciyle barışı yaşamaya
koyulurken artık düşler dünyasında kalan tek boyutların savaşçısı dünyayı
neden olduğu depremlerle sarsıp duruyor.
Çünkü günümüzde barış yolu mutlaktan uzaklaşmaktan, bildiğinden kuşkulanmaktan,
yanılabileceğinden korkmamaktan, kısacası bilmemekten geçiyor. |
|
Barış Derneği yöneticileri tahliye olurken.
Fotoğraflar Cumhuriyet Arşivinden Alınmıştır.
|
|
|