Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 



BARIŞ İÇİN 100'LER MECLİSİ TOPLANDI

Sonuç bildirgesinde, 20 meslek grubundan 2000 barışçı adına, savaşın engellenmesi ve Ankara'nın barışın başkenti olması istendi.

 25 Ocak Cumartesi günü, Barış Girişimi tarafından İstanbul'da Lütfi Kırdar Kongre ve Konser Salonu'nda gerçekleştirilen "Barış için 100'ler Meclisi" etkinliği, yoğun bir ilgi ve katılımın odağı oldu. 20 meslek grubundan sembolik anlamda 100'er kişinin  katıldığı ve her grubun Irak savaşına karşıtlığını bir sözcüsüyle, kendi görüş açısından ve üslubundan aktardığı toplantı, sonuç bildirgesi niteliğindeki "Yüzler Meclisi Barış Bildirgesi" ile sonuçlandı.

Toplantıya katılanların tümünün özellikle belirttikleri nokta, benzer bir toplantının bugüne kadar yapılmadığı oldu. Bu konuda Barış Girişimcilerine ve toplantının düzenleyicilerine, şu ana kadar (28 Ocak, Salı) ulaştırılan yüzlerce (ve gerçekten de yüzlerce) destek, teşekkür, değerlendirme mesajının ortak noktası "savaşa hayır demek için herkesin birbirinden güç aldığı, barışın savunulmasına daha fazla angaje olduğu, umut kazandığı, yalnız olmadığını gördüğü" bu toplantının, bu güne kadar alışılmış olanlardan farklılığıydı.

Bu farklılık toplantının düzeninin, düzeyinin ve akışının katılımcıların niteliği ve konunun içeriğiyle uyumlu olmasından kaynaklanıyordu. Beklendiği ve alışıldığı türden "hamasi", ajitatif bir eylem değil, yüzde 90'lara varan çoğunluğuyla Irak savaşına hayır diyen Türkiye halkının çeşitli kesimlerinin "hayır"ını ortak paydada buluşturan bir toplantı gerçekleştirilmesi;  ve bu ortak "hayır"ı, tüm kesimlerin birbirlerine ve kamuoyuna duyurmaları amaçlanmıştı. Aktarılan izlenimlerden çıkarıldığı kadarıyla, 20 grubun bildirilerinin içeriği; kamuoyunda bilinen, tanınan, saygınlığı ve etkinliği olan şahsiyetlerin, bir katılımcının deyimiyle temsili anlamda da olsa "herkes oradaydı" denebilecek düzeydeki varlığı; toplantının tempolu akışı, salonda üç saat boyunca oturan katılımcıların kendilerini "konu mankeni" olarak değil gerçek kimlikleriyle, yani barış katılımcısı olarak hissedebilmelerini sağladı.

Toplantının akışı ve katılımcıları

Barış İçin 100'ler Meclisi, esas olarak 20 meslek grubunun (işçiler, işverenler, köylüler, esnaf, memurlar, öğrenciler, öğretmenler, işsizler, doktorlar/sağlıkçılar, dişhekimleri, eczacılar, akademisyenler, hukukçular,  mimar ve mühendisler, turizmciler, medya çalışanları, yazarlar, sinema tiyatro sanatçıları, görsel ve plastik sanatlar) 100'er temsilcisinden oluşuyordu. Salonda, her grup kendine ayrılan bölümde yer almıştı. Üç semavi dinin temsilcileri, .....................................................................birey olarak toplantıda yerlerini aldılar.

Barış İçin 100'ler Meclisi'ne, Ankara'ya "Ankara barışın başkenti olsun" mesajını iletmek üzere Türkiye'ye gelen çeşitli ülkelerden barışçı konuklar da katıldı. Toplantıyı kısa konuşmalarla selamlayan yabancı konuklar şunlardı:

Norman Finkelstein: Chicago DePaul Üniversitesi'nden siyaset bilimci; ABD .

Scilla Elsworthy: Oxford Araştırma Grubu Başkanı, 3 kez Nobel Barış Ödülü adayı, UNESCO kadın sorunları danışmanı; Britanya

Ursula Schumm Garling: Dortmund Üniversitesi Sosyoloji Profesörü, Alman Barış Hareketi sözcüsü.

Suzanna Bötte: Alman Barış Hareketi

Nafiz Özbek:IG Metall Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi;Almanya

Peter Curman: Şair ve yazar, İsveç Edebiyatçılar ve Sanatçılar Ortak Komitesi Başkanı, Uluslararası Kültürel Çeşitlilik Ağı Yürütme Kurulu üyesi, İsveç

Jan Myrdal: 20 dile çevrilmiş 70 eserin yazarı; İsveç

John Hipkin: Cambridge Belediye Encümeni üyesi, Campeace (Cambridge Barış Kampanyası) sözcüsü, Britanya

Ryan Amundson: Barışçı Yarınlar İçin 11 Eylül Aileleri örgütü kurucusu, 11 Eylül saldırısında kardeşini kaybetmiş barış aktivisti; ABD

Obrad Savic: Felsefeci, yazar, yayın editörü,Belgrad Üniversitesi Toplumsal Teori ve Toplumsal Felsefe Tarihi eski Profesörü, Belgrad Circle sivil toplum kuruluşu sözcüsü; Yugoslavya

Michael Simmons:American Friends Service Committee Avrupa Bölge Direktörü, sivil haklar ve barış eylemcisi, ABD

Marijana Komarcevic: Women in Black (Siyahlı Kadınlar) örgütü temsilcisi, Plana Sivil Forumu koordinatörü; Yugoslavya

Dusan I. Bjelic: Southern Maine Üniversitesi kriminoloji profesörü, Aralık ayında Irak'a giden ABD'li akademisyenler grubu üyesi; ABD

Raya Rotem: Bat Şalom kadın barış örgütü temsilcisi, Savaş Dulları hareketi kurucusu, Siyahlı Kadınlar İsrail üyesi; İsrail

Anthony Simpson: Bertrand Russell Barış Vakfı yayın programı yöneticisi; Britanya

Daniele Tramonti: Associazione Papa Giovanni XXIII üyesi barış aktivisti; İtalya

Constantin Wecker: Antifaşist barışçı protest müzikçi, Almanya

* * *

Lütfi Kırdar Konser Salonu'nun kapıları saat 10.00'da açıldı. Katılımcılar, toplantı salonuna kapıdaki görevlilerden aldıkları gruplarını belirten üyelik kartlarıyla girdiler. Katlarını daha önceden almış olan ve topluca gelen gruplar dışında, iki bin katılımcının salona yerleşmeleri bir buçuk saati aldı. Kapıda zaman zaman yığışmalar oldu.  İşçiler üzerinde "Savaşa Hayır" yazılı beyaz kasketleriyle, hekimlerin bazıları beyaz önlükleriyle, hukukçuların ve akademisyenlerin bazıları cüppeleriyle dikkat çekiyordu. Beethoven'in 9. senfonisinin çalınmaya başladığı salonda ışıklar sadece sahneyi aydınlatacak şekilde söndürüldüğünde, sahnede ünlü Alman protest sanatçı Constantin Wecker piyano başında yer aldı ve antifaşist bir barış şarkısıyla açılışı yaptı. Daha sonra toplantının sunucularının (Aydın Engin ve Vecdi Sayar) kürsüye davet ettikleri İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna toplantıyı selamladı ve barışa kayıtsız şartsız destek mesajını iletti. Ardından da yabancı konuklara söz verildi. Kısa selamlama konuşmaları Prof. Dr. Ayşe Erzan tarafından anında Türkçeye aktarılan konukların tümü, kilit ülke Türkiye'nin savaşı engellemedeki önemine ve Türkiye'de izledikleri savaş karşıtı atmosferin ve bu toplantının, kendilerine coşku ve umut verdiği noktasına değindiler

Yabancı konuklardan sonra, meslek gruplarının sözcüleri sahnede yerlerini aldılar ve mesleklerine göre alfabetik sırayla meslek bildirgelerini okudular. (Bildirgeler eklidir.) Bu sırada, sahnede hangi meslek grubunun bildirisi okunuyorsa, salonda o meslek grubunun 100 temsilcisinin topluca oturduğu bölüm aydınlatılıyordu. İşçilerin, öğrencilerin "Barış hemen şimdi" ve "Savaşa Hayır" sloganları zaman zaman yükseldi ve toplantıya heyecan kattı.

Hekimlerin sözcüsü İstanbul Tabipler Odası Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy, Akademisyenlerin sözcüsü Prof. Dr. Ülkü Azrak, yazarların sözcüsü Adalet Ağaoğlu, sanatçıların sözcüsü Edip Akbayram, iletişim/ medya çalışanlarının sözcüsü Prof. Hıfzı Topuz,........................

Bildirgeler okunurken, grupların temsilcilerinden oluşan bildiri komisyonu toplandı ve Barış İçin 100'ler Meclisi Sonuç Bildirgesi'ne son halini verdi. Sonuç Bildirgesi'ni tiyatro sanatçısı Macide Tanır okudu.

Bildiri alkışlarla sona erdiğinde sahnenin arkasındaki perde kalktı ve  İstanbul Devlet Senfoni Orkestrasının 45 kişilik çok sesli çocuk kişilik çocuk korosu görüldü. Koro önce "Barışa Övgü" şarkısını söyledi ardından da  Almanca ve Türkçe  9. senfoninin son bölümünü önce Almanca sonra da Türkçe söylediler. Barış İçin 100'ler Meclisi bu coşku içinde sona erdi.

Lütfi Kırdar Konser salonundan çıkan 2000'i aşkın barışçı, Kongre salonunun girişine baştan başa gerilmiş, üzerinde "Barış İçin 100'ler Meclisi" yazan dev panonun önünde "aile fotoğrafı" çektirmek üzere toplandılar ve uzunca bir süre beklediler. Bu sırada grup grup çeşitli fotoğraflar çekilmekle birlikte 2000 kişilik aile fotoğrafı teknik nedenlerle gerçekleştirilemedi.

Toplantı sürerken, Lütfi Kırdar Kongre Salonunun  dışında, Irak'ta savaş konusunda sembolik referandum yapmak isteyen, Barış için 100'ler Meclisi'ne katılanlarla ilişkisi bulunmayan bir grup, polisle karşı karşıya geldi. Polis, göstericileri zor kullanarak dağıttı. 

Barış İçin 100'ler Meclisi büyük bir organizasyondu ve tümüyle, bu organizasyonda görev alan Barış Girişimi'nden arkadaşların çabaları ve amatör olanaklarla yürütüldü. Lütfi Kırdar salonunun kullanılabilmesi, düzenlenmesi, basın ilişkileri, yabancı konukların Türkiye'ye gelebilmeleri, konaklamaları için ihtiyaç duyulan kaynaklar barış çabalarına destek veren kuruluşların katkılarıyla sağlandı. Yabancı konukların Türkiye'ye getirtilebilmesi, 25 Ocak'taki 100'ler Meclisi'ne, 26 Ocak'ta Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Kulübü'nün düzenlediği panellere katılmalarının, 27 Ocak Pazartesi günü Ankara'ya gidip Meclis Başkanı Bülent Arınç ve Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır'a "Ankara barışın başkenti olsun" mesajını iletmelerinin sağlanabilmesi için Girişim içinden ve dışından son derece angaje, etkin ve verimli çalışan bir grup "olmazı olur" kıldı ve 15 günlük bir süre içinde, önemli yabancı barışçıların Türkiye'ye getirilebilmelerini gerçekleştirdi.

Etkinliğin değerlendirilmesi

Barış için 100'ler Meclisi, toplantıya katılan ve izleyenlerin bize ulaşabilen değerlendirmelerine göre iyi örgütlenmiş ve etkili bir gösteriydi. Geniş kitlelere açık bir eylem olarak değil, toplum üzerinde etkili, saygın, tanınmış kişilerin yanında, çeşitli meslek gruplarının barış özlemlerini ve taleplerini seslendirebilecekleri bir ortam olarak düşünülmüştü.  

Etkinlik amacına ne kadar ulaştı?

Barış için 100'ler Meclisi'nin yazılı ve görsel medyaya yansıması, katılımın niceliği ve niteliğiyle orantılı değildi. Aynı gün, çok çeşitli barış eylemleri yanında Başbakan Abdullah Gül'ün Davos temasları vardı. Öte yandan, medyanın alışılan tavrı ve refleksiyle, etkinliğin tümüyle dışında, Kongre Salonu'nun önünde meydana gelen olaylar, televizyon ekranlarına içerdeki 100'ler Meclisi'nden çok daha fazla yansıdı. Yazılı veya sözlü medyada, parmaklarını kıpırdatmaları bile haber olan sanatçılar, film ve televizyon yıldızları, ünlü yazarlar, gazeteciler, seçkin  aydınlar oradaydı; ama medya onları  büyük çapta görmezlikten geldi veya gerçekten görmedi, ya da gördü de yadırgadı, görmemiş olmayı yeğledi. Bu konuda etkinliği düzenleyenlerin eksikliğini de dile getirmek gerekiyor. İki gün önceden, toplantıya katılacağını bildirmiş olanların tam listesi medyaya iletilebilmiş olsaydı, basın ilişkileri daha düzenli ve basına bilgi akışı daha yoğun olabilseydi, kuşku yok ki sonuç daha farklı olurdu,

Etkinliğin, büyük ölçüde medya kanalıyla oluşturulan kamuoyuna yansımasında belirlediğimiz bu eksikliğe karşın, katılımcıların çok büyük çoğunluğunun beklentilerine cevap sağlamakta amacına ulaştığı söylenebilir. Orada oluşan hava yeni birlikteliklere, barışçılar arasındaki dirsek temaslarının bundan böyle daha yoğun ve karşılıklı güvenle beslenen ortak eylemlere dönüşmesine açıktı. Bu da, gelecekte çok ihtiyaç duyulacak  savaş karşıtlığı ve barışçılar dayanışmasının güçlendirilmesi için iyi bir temel yarattı.

Meslek Temsilcileri:

Akademisyen     Ülkü Azrak

Ana Bildirge      Macide Tanır

Diş hekimi         Ali Uçansu

Doktor             Gencay Gürsoy

Eczacılar           Nazan Askeran

Esnaf                  Engin Deniz

Hukukçular        Gülçin Çaylıgil

İşadamı              Mahmut Aslan

İşçi                    Abbas Açar

İşsiz                   Hatice Akuğur

Köylü                Erdoğan Kantürer      

Medya              Hıfzı Topuz

Memur              Halim Özpınar

Öğrenci             Çağla Parlak

Öğretmen          Saniye Denli 

Sanatçılar          Edip Akbayram

TMMOB          Bülent Yılmaz 

Turizmci           Nuri Öztürk

Yazar               Adalet Ağaoğlu

 

Devam

 
sayfa başına dön