|
BARIŞ
GİRİŞİMİ TBMM' DE
TÜRKİYE'DE
ULUSLARARASI
BARIŞ
BULUŞMASI"NINSON DURAĞI:
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
*
"SAVAŞ KAÇINILMAZ DEĞİL!"
*
"TÜRKİYE OLMAZSA SAVAŞ OLMAZ!"
*
"TÜRKİYE BU SAVAŞTA ABD'NİN YANINDA YER ALMAYI REDDEDEREK
BU SAVAŞI ENGELLERSE, SADECE IRAK, TÜRK VE BÖLGE HALKLARI DEĞİL,
TÜM İNSANLIK TÜRKİYE'YE MİNNETTAR OLACAKTIR!"
*
"TÜRKİYE HÜKÜMETİNİN SAVAŞI ENGELLEME VE BU KRİZİN
BARIŞÇI YÖNTEMLERLE ÇÖZÜME BAĞLANMASINI SAĞLAMA ÇABALARINI
DESTEKLİYORUZ, HALKLARIMIZ SİZİ TAKDİRLE İZLİYOR!"
*
"ANKARA SAVAŞIN DEĞİL, BARIŞIN BAŞKENTİ OLSUN, SAVAŞ
GAYRETLERİNE DESTEK VERMESİN!"
27
Ocak Pazartesi günü, BM silah denetçileri Irak raporunu Güvenlik
Konseyi'ne sunarken, 12 uluslararası barış eylemcisi ile 9 Türkiyeli
sanatçı, yazar, fikir işçisi ve bilim insanından oluşan bir
heyet Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etti. Başbakan
Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, TBMM Başkanı Bülent Arınç
ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış ile görüşen
heyet üyeleri, "Türkiye savaşın değil barışın merkezi
olsun; Ankara savaş hazırlıklarının değil, barışın merkezi,
başkenti olsun!" dediler. Türkiye hükümetinin barışı
egemen kılmak için gösterdiği çabaları takdirle izlediklerini
belirten heyet üyeleri, savaşa karşı tüm gayretleri
desteklemeye devam edeceklerini ifade ettiler. Türkiye'nin, bulunduğu
stratejik konum itibariyle bu savaşı engelleyebilme gücüne ve
imkânına sahip olduğunu belirten heyet üyeleri, Türkiye hükümetinin
ABD baskılarına karşı direnmeye devam etmesini, Türkiye halkının
savaşa karşı yükselen sesine kulak vermesini istediler.
Heyetteki
yabancı konuklar, "Barış için 100'ler Meclisi" ile
paralel bir şekilde hayata geçirilen "Türkiye'de Uluslararası
Barış Buluşması" etkinliği çerçevesinde ülkemizde
bulunuyorlar. Aralarında, 11 Eylül saldırısında ağabeyini
yitirmiş
Ryan
Amundson, ailesinin büyük bir kısmını II. Dünya Savaşı sırasında
toplama kamplarında yitirmiş
Amerikalı
profesör Norman Finkelstein, Vietnam Savaşına katılmayı
reddettiği için hapis yatmış
Michael
Simmons, Bağdat'tan yeni gelmiş
İngiliz
Scilla Elsworthy, ve Yugoslav kökenli
Dusan
I. Bjelic, Yugoslavya'da savaşın dehşetini bizzat yaşayarak
katliamlara bulaşan iktidarlarına ve Sırp, Müslüman, Hırvat,
Arnavut herkese cesaretle karşı durmuş
Marijana
Komarcevic, Obrad Savic, tanınmış İsveçli yazar Jan Myrdal gibi
isimler var.
Heyetin
diğer üyeleri arasında tiyatro sanatçıları Rutkay Aziz ve
Mehmet Ali Alabora, öğretim üyesi ve İstanbul Tabipler Odası Başkanı
Prof. Dr. Gencay Gürsoy, gazeteci-yazar Aydın Engin
Yabancı
konuklar konuşmalarında şu noktaları vurguladılar:
*
Michael Simmons: "Biz Amerikalı barışseverler olarak Turkiye
halkının ve hükümetinin bu krize barışçı bir çözüm
istiyor olmasını büyük bir takdirle izliyoruz, alkışlıyoruz
ve sonuna kadar destekliyoruz. Amerikan hükümetinin attığı adımlardan,
saldırganlığından ve başka ülkelere uyguladığı baskıdan
utanan ve çok rahatsızlık duyan milyonlarca Amerikan vatandaşı
olduğunu bilmenizi istiyorum. ABD'ye karşı çıkmanın bedelinin
ağır olduğunu takdir ediyoruz. Ama umudumuz, ABD'nin başına
çöreklenmiş olanlarda değil sizlerde. Savaşı
engelleyebilirsiniz."
*
Norman Finkelstein: "ABD artık savaşın engellenemez olduğunu
söyleyerek tüm dünyanın ve sizlerin gözünü korkutmaya çalışıyor.
Bu doğru değil! Savaş engellenebilir. Türkiye katılmazsa bu
savaş olmaz. Savaşı engellerseniz sadece Türk, Irak ve bölge
halkları değil, tüm dünya size şükran borçlu olacaktır. Zira
bu savaş petrol ve hegemonya hırsı dışında hiçbir gerekçesi
olmayan tüyler ürpertici bir saldırganlıktır. Ve benim ülkemin
seçim hilesiyle işbaşına gelmiş hükümetindeki gangsterlerin iştahı
kopardıkları her lokmayla daha da kabarmaktadır. Eğer bu savaş
çıkarsa arkası gelecek, bölge çok daha büyük karışıklıklara
ve yıkıma sahne olacak, haritalar yeniden çizilmeye kalkılacak,
bu kargaşadan Türkiye de payını alacaktır. Bu gidişata dur
deme fırsatı Türkiye hükümetinin eline geçmiştir. Bu gidişata
dur deme fırsatı Türkiye hükümetinin eline geçmiştir. Bütün
dünya şu anda Tür
o
Ryan Amundson: "Ben 11 Eylül saldırılarında kardeşimi
kaybettim. Yukarıdan gelen bir cismin hayatı sona erdirmesinin ne
demek oldugunu biliyorum. Bunu kimsenin yaşamamasını istiyorum.
Amerika' lıların savaş kararı verirken Irak'taki cocukları
kendi çocukları yerine koymalarını istiyorum. İtirazım sadece
Irak halkı için değil, ABD halkı içindir de. Çıkacak bir savaş
ABD halkının da felaketi olacak, ülkemizdeki terör riski
artacak, savaş isterisi her yanı saracaktır. Bush'a yardım
Amerikan halkına yardım değildir. Sokakta "Irak'ta savaşa
hayır" rozetimi gören herkes yanıma gelip biz de karşıyız
diyor. Savaş istiyorum diyen bir tek kişi görmedim. Üzerinizdeki
baskılar artarsa, bir halk oylaması yapmayı düşünüyor
musunuz?"
Heyetin
Türkiyeli üyeleri, hükümetin ABD'ye hiçbir destek vermemesini,
savaşı engellemesini, kuzey cephesini açmamasını, ABD'nin baskı
ve şantaja konu ettiği meseleleri, savaşa katılmama karşılığında
Türkiye'ye ne gibi bir bedel ödetileceğini halka açıklamasını
istediler. "Savaşın, insan kanının üzerinden çıkar hesabı
yapılmaz. Biz sıkıntıya katlanmaya, fedakârlık yapmaya hazırız"
dediler. Herhangi bir karar almadan referandum yapmasını
istediler. Hükümetin barış yönündeki çabalarını
desteklediklerini, bunun sürmesini ve bu savaşa katılmayacağını
net bir biçimde açıklamasını istediler.
Ertuğrul
Yalçınbayır, Bülent Arınç ve Mehmet Elkatmış ise yaptıkları
açıklamalarda barış yönündeki tüm girişimleri takdirle karşıladıklarını
belirttiler. Yalçınbayır, "Hükümetimiz bu savaşın başlamaması
için elinden geleni yapmaktadır ve yapacaktır" dedi.
"Tamamen teslim olmuş, silah denetçilerinin ülkesinde bir işgal
ordusu tavrıyla yürüttükleri faaliyete katlanan bir Irak'tan
daha ne istenmektedir? Ne için savaşılacak, ne için zor kullanılacaktır"
diyen Yalçınbayır, Iraklı çocukların da Amerikalı çocuklar
kadar yaşamaya hakları olduğunu vurguladı. "Barışı yok
etmek kimin hakkı? Iraktaki çocukların kendi çocukları olduğunu
düşünsünler ve ona göre karar versinler" dedi ve ekledi:
"Önümüzdeki iki hafta çok kritik. Biz kararımızı
verirken insan olduğumuzu unutmayacağız. Çocuklarımız olduğunu,
oradakilerin de çocuklarının olduğunu, oradakilerin de insan
olduğunu, bırakın Müslüman olmayı, insan olduğunu unutmayacağız.
Bizim görevimiz halkın arzu ve isteklerini Meclis'e aktarmak,
Bülent
Arınç "tüm girişimlerin ve sokaktaki tepkilerin" farkında
olduklarını, Halkın çoğunluğunun savaşa karşı olduğunu
bilmenin barış gayretleri içinde olanlara bir rehavet getirmemesi
gerektiğini, "bunların daha da artması" gerektiğini,
zira Türkiye'de ve dünyada, bombalar niye hâlâ düşmeye başlamadı
diye söylenenlerin, savaş isteyenlerin de olduğunu söyledi.
"Savaşa karşı hareket ve girişimler artmalıdır ki, savaş
isteyen kalmasın. Umarım Meclis bir savaş kararını görüşmek
durumunda kalmaz ama eğer böyle bir oylama yapılacak olursa,
izlenimim bu meclisin büyük çoğunluğunun savaşa hayır diyeceği
yönündedir" dedi. Anayasa'nın mevcut durumunda referandumun
söz konusu olmadığını söyledi.
Mehmet
Elkatmış, herhangi bir askerî harekât, bir yere asker yollama
veya ülkeye yabancı asker sokma kararlarının Meclis'te alınmak
zorunda olduğunu söyledi. ABD'nin iyi niyetinden söz etmenin mümkün
olmadığını söyleyen Elkatmış, savaşın insanlık suçu olduğunu
ifade etti. "Bu bir Müslümanlık, komşuluk meselesi değil,
bir insanlık meselesidir" dedi. "Dünyada savaş isteyen
iki kişi ve bir ülke var. Bush ve Blair bir de İsrail" diyen
Elkatmış, savaşın sadece olduğu yer ve zamandaki insanları değil,
ileriki kuşaklar ve bütün dünya için felaketler yaratan sonuçları
olduğunu söyledi. Bu savaşlar artık eski savaşlar gibi de değil,
oturduğu yerden atıyor bombayı, sivil halkı öldürüyor, on yıllar
sonrasını etkiliyor. Evrensel insan haklarını ve bütün insancıl
hukuk kurallarını ayaklar altına alıyor. Savaş olan yerde insan
haklarından söz edilemez, dedi. Meclis'in doğrudan referandum
yapamayacağını ama tıpkı nüfus sayımı yapılması için özel
kanun çıkardığı gibi, bu konuda halk oylaması yapılabileceğini
belirtti.
Meclis
ve hükümet üyelerinin konuşmalarında, savaşa karşısında
sergiledikleri kararlı tavrı memnuniyetle karşılayan heyet üyeleri,
bu tavrın sürmesini ve Türkiye'nin ABD'nin savaşına destek
vermemesini dilediklerini belirttiler. Görüşmeler, heyette, Türkiye'nin
bu savaşa girmeyeceği bu savaşı engellemek için elinden geleni
yapacağı umudunu güçlendirmekle birlikte, açık ve net bir şekilde
ABD' nin yanında yer almayacağız, savaşa karşıyız ifadesini
Meclis ve Hükümet yetkililerinden duyamadılar.
|