|
Unuttuklarımız...
Utancımız
ZEYNEP
ORAL
İnsanlığımız
her gün biraz daha çöküyor. İnsanlığımız dibe vuruyor. İnsanlığımızı
satışa çıkarmışız, pazarlık edip duruyoruz... İnsanlık adına
ne büyük utanç, ne büyük utanç!
Tek
kutuplu bir dünyada, Büyük Güç, İlahi Güç, Yeryüzünün Tek
Egemeni, Tek İktidarı Bush yönetimi kararını çoktan verdi. Şimdi
bizden ve dünyadan ''onay'' bekliyor, hepsi bu!
Irak'ta
insanların yaşadığını unuttuk. Irak'ta her ay yedi bin çocuğun
ilaçsızlıktan ve gıdasızlıktan öldüğünü unuttuk. Körfez
Savaşı'nda Irak'a 944 bin adet seyreltilmiş uranyum içeren bomba
atıldığını unuttuk. Irak'ın tüm altyapısının yok edildiğini
unuttuk. Okul, hastane, sanayi tesislerinin su ve kanalizasyon şebekelerinin
bombalandığını unuttuk. O savaştan bu yana bir buçuk milyon
insanın öldüğünü unuttuk...
11
Eylül'ün intikamı olarak düzenlenen Afganistan'a savaşın,
terorizm konusunda hiç ama hiçbir şeyi çözümlemediğini, ancak
Afganistan'dan Hint Okyanusu'na petrol ve doğal- gaz yolunu açtığını
unuttuk. Usame bin Ladin ile El Kaide 'nin CIA ürünleri
olduğunu unuttuk. İran-Irak savaşının ABD'de tezgâhlandığını
unuttuk. Ortadoğu'ya silah satanların, silah yığanların kim
olduklarını unuttuk...
Birleşmiş
Milletler silah denetçilerinin Irak'a ilişkin raporlarında,
Irak'taki bilim adamlarının işbirliği ''pasif'' diye değerlendirilip
suçlanırken yıllardır aynı bölgede İsrail'in hiçbir Birleşmiş
Milletler kararına uymadığını unuttuk. Nükleer silahlar da
dahil olmak üzere tüm kitle imha silahlarına sahip olan İsrail'in
Filistinlilere karşı sürdürdüğü imha ve katliamlarını
unuttuk... ( ''Uygar'' sayılanlar nükleer silahlanmada serbest -
Irak gibi ''ilkel'' sayılanlar yasaklı.)
Yeryüzündeki
dehşet verici uçurumun, varlıklılarla ölüme mahkûm yoksul
toplumlar arasındaki uçurumun her geçen gün büyüdüğünü
unuttuk.
Saddam
'a yöneltilen ilginin binde biri, bu toplumlara yöneltilseydi
açlıktan ölen bu insanlar için bir şeyler yapılabilirdi. Bunu
da unuttuk.
''Onay''
bekleyen savaşın asıl nedeninin, ABD'nin ''Amerikan rüyasını''
sürdürebilmesi için gereksinimi olan petrol rezervlerinin olduğunu
unuttuk.
Batı
medyası görevini yerine getirdi. Beyinlerimizi yıkadı.
Şimdi
arada sırada unuttuklarımızı hatırlatan birileri çıktı mı,
aykırı bir ses olarak şaşkınlıkla karşılanıyor.
Brezilya
Başkanı, ülkesinin işçi lideri Lula da Silva , ''Silahlanmaya
ve savaşa bu kadar para harcarken, insanlarımızın karnını
doyurmak için para bulamamamız bizim yüz karamızdır'' derken en
yalın gerçeği dile getiriyordu.
Geçen
günlerde TV 8'de bir yandan Sedef Kabaş 'ın Bağdat'a
ilişkin sorularını yanıtlarken bir yandan da programa düşen açıklamaları
dinliyordum. Başkan Bush , ''Amerikan halkını korumak'' adına bu
savaşa gireceklerini söylüyordu.
İster
istemez İstanbul'daki 100'ler Meclisi'ne katılan Ryan Amundson
'un sözlerini hatırladım. 11 Eylül'de kardeşini
yitirmiş, o günden beri barış eylemcisi, 11 Eylül'ün Bush yönetimi
tarafından sömürüldüğüne inanan Ryan, ''Türkiye, Amerikan
halkının yanında olmak istiyorsa, savaşa karşı çıkmalı''
diye çırpınıyordu. ''Kardeşimin öcünü almanın en iyi yolu
şiddete karşı çıkmaktır'' diyordu.
Bu
savaş önlenebilir: Bush yönetimi yalnız bırakılarak. Onay
vermeyerek. İnsanlığımızı pazara çıkarmayarak, pazarlığı
reddederek. Bu savaş önlenmeli: Dünyayı teröre teslim etmemek için...
Bugün
Irak, yarın İran, Suudi Arabistan...
Belki
petrolümüz yok ama su kaynaklarımız var. Yarın öbür gün o da
çok iştah açıcı bir gereksinim
Cumhuriyet'
ten alınmıştır.
|