|
1.
NEDEN BİR İŞÇİ KURULTAYI
Sınıf hareketi kendi tarihinin en kapsamlı krizlerinden
birini yaşıyor. İdeolojik kafa karışıklıklarından
politik savrulmalara, sosyal hak kayıplarından moral değerlerin
ürkütücü dejenarasyonuna varana dek hayatın bütün düzeylerinde
bir çöküntü yaşanıyor. İşçi sınıfı, sınıf
konumundan hızla uzaklaşıp işçi bireylere dönüşüyor.
Bu çözülme yukarıda bahsettiğimiz çöküntü alanlarındaki
sorunları giderek daha da ağırlaştırıyor.
Kapitalizmin değişik düzeylerdeki saldırıları/uygulamaları
karşısında işçi sınıfının direnişini örgütleyecek
politik/sendikal örgütler çok şiddetli savrulmalara uğradı
veya ağır yenilgiler aldı. Reel sosyalist sistemin çöküşüyle
birlikte ideolojik sorunlar giderek daha da netleşti. İşçi
ve yoksul kitleler sosyalizm düşüncesinden veya bu düşünceyi
taşıdıklarını söyleyen örgütlerden uzaklaştı.
Türkiye de bütün bu yaşananlardan benzer biçimlerde
etkilendi. 19. yüzyılın son çeyreği, 20. yüzyılın ilk
yarısındaki sosyal-ekonomik gelişmelere göre biçimlenmiş
sınıf örgütleri, işçi sınıfının bünyesinde meydana
gelen değişimleri kavramaktan ve göğüslemekten aciz kaldı
ve sınıf mücadelesinin dışına düştü. Geleneksel
sendikal hareketin krizi olarak ele alabileceğimiz bu olgu,
beraberinde yeni bir sınıf hareketinin ipuçlarını da barındırıyor.
Kapitalizmin vahşi sömürü koşullarını yaşayan büyük
kitleler halindeki işçiler örgütlenmeyi bekliyor. Ancak görünen
o ki, dar bir alana sıkışmış sendikaların yeni mücadele
alanlarına açılmak gibi bir derdi yok. Sınıf dostu
siyasal örgütlenmelerin ise sınıfın örgütlenmeye muhtaç
kesimleriyle ciddi bağları yok. Sınıf mücadelesinin
ideolojik/siyasal/sendikal düzeylerdeki krizi birbirlerini
her zamankinden daha çok etkileyerek yeni mücadelenin çıkış
hattını gösteriyor. Bu hattın işçi önderleri ve
sendikal kadrolar arasında yaygınlaştırılması bugünün
önemli bir görevi olarak durmaktadır.
2. NE İÇİN BİR İŞÇİ KURULTAYI
Yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen halen sınıf mücadelesine
gönül vermiş önemli sayıda militan işçi vardır. Bunların
bir kısmı gerek kişisel sorunların altında boğulmaktan
gerekse de yaşanılan olumsuzluklarda etkilenmektedir. Genç-yaşlı
demeden sınıf mücadelesine gönül vermiş bu önder/aktivist
durumdaki işçi bireyleri getirmenin yolu bulunmalıdır.
Hedefleri iyi belirlenmiş bir kurultay çalışması bu işlevi
görebilecek en uygun araçtır. Kurultay militan işçi veya
adaylarını biraraya getirmeli ve geniş işçi kitlelerinin
nasıl örgütlenebileceği konusunda bir yönelimle çıkmalıdır.
Bu bağlamda kurultay bir dertleşme yeri olmamalıdır.
Aksine, işçi sınıfına kurultay sonrasında somut çağrı
çıkartabilecek bir hedefi bünyesinde barındırmalıdır.
Bu hedef, sınıf mücadelesinin önümüzdeki dönem hangi çizgiyi
takip edeceğinin ve hangi araçla bunu gerçekleştirebileceğini
anlatmalıdır. Bu anlamda işçileri ve özellikle aktif
durumda olanları geleneksel sendikal çizgiden uzaklaştırmak
ve devrimci bir çizgide biraraya getirmek ilk ve en önemli
hedef olmalıdır. Bu hedefin içinde canlanacağı, gelişip
büyüyebileceği bir ortam ise önümüzdeki dönemin esas
hedefi olarak belirlenmelidir. Bu anlamda işçilerin
geleneksel sendikaların etkisi dışında bir alanda biraraya
getirilmesi özel bir önem kazanmaktadır. Bu, sendika bürokrasisinin
etkisi dışında işçi inisiyatiflerinin oluşturulması
anlamına gelmektedir. Yerel (küçük ölçekli veya büyük
ölçekli/ihtiyaca göre tespit edilmiş) meclislerin oluşturulması
daha baştan varolan sendikal yapıların örgütselliklerini
reddeden değil ama onlardan ideolojik kopuşu ilan eden bir içerikte
olmalıdır. Sermayeden/devletten ve sendikal bürokrasiden bağımsız
bir yerde (sendikal yapıların içinde veya dışında) örgütlenmeye
başlamak atılacak ilk adım olmalıdır. Sonraki süreç bu
fikri ayrı duruşun ayaklarını oluşturacak örgütsel kopuş,
mücadelenin ihtiyaçlarına cevap verebildiği oranda gerçekleşebilecektir.
Bu anlamda bugün sınıf mücadelesini örgütlemeyi önemseyen,
işçi sınıfının halen yegane devrimci sınıf olduğunu düşünenlerin
önündeki temel sorun işçi sınıfıyla buluşmak olmalıdır.
Sınıf dışı kimliklerin esareti altında yaşayan işçileri
özgürleştirecek, onları yeniden toplumsal bir değer
haline getirecek ideolojiyle tanışmalarının imkanlarını
oluşturacak sürecin örgütlenmesine ihtiyaç vardır.
Hayatla ilişkilerini sınıf dışı ideolojilerle kuran bu
devasa kitleye seslenebilecek, onlara yaşadıklarının ne
olduğunu ve nasıl bu cendereden çıkabileceklerini anlatan
bir "adres" oluşturulmalıdır.
3. NASIL VE KİMİNLE BİR İŞÇİ KURULTAYI
Bugün yapılan, yapılması düşünülen bütün sınıf mücadelesi
pratikleri bu öngörüyle hayata geçirilmelidir. İşyerlerinden
veya mahallelerden başlayarak bütün çalışma ve yaşam
alanları işçi sınıfının ortak örgütlenme alanı
haline dönüştürülmelidir. Bu bağlamda kurultay, bu tarz
bir çalışmanın devamı ve fakat onu daha üst bir hedefe sıçratan
bir içeriğe sahip olmalıdır.
Bu nedenle kurultay, basit bir güç gösterisi, tartışma
platformu veya bir sendikal birlik zemini olmaktan uzak durmalıdır.
Varolan çalışmaları da içeren ama daha geniş bir
yelpazede sendikal mücadelenin içersinde olan çevre/kişi/örgüt/kurumları
içermelidir. Şüphesiz bu katılım, yukarıda bahsi geçen
tespit ve hedefleri paylaşanlar tarafından gerçekleştirilmelidir.
Kurultay çalışması, öncelikle nedenleri ve amaçlarını
paylaşan bir çağrıcılar kurulu oluşturmalıdır. Bu
kurul, kişiler veya kurumlardan oluşabilir. Bu kurul, bir çağrı
metni hazırlayarak il veya bölge bazında hedef kitlesine yönelik
bir çalışma programı hazırlar ve kurultayın propagandasını
yapar.
Bu sürecin sonunda bir kurultayın örgütlenmesi için
gerekli olgunluğun olup olmadığı tespit edilir ve bu kurul
tarafından kurultay tarihi tespit edilir ve organizasyon için
bir komisyon oluşturulur. Bu kurul verili ilişkilerin böyle
bir kurultayın düzenlenmesine uygun olmadığı kararına da
varabilir. Böyle bir durumda kurultay düşüncesini taşıyanlar
kendi kararlarını vermekte serbest kalırlar.
sendikaorg' dan alınmıştır.
|