Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


SÖMÜRÜ DİLLE BAŞLIYORK

  ÖZGÜR ERBAŞ/ELİF TURUNÇ

*Dürümcülerin adı 'dürümland', avize satan dükkânların adı 'light center'... Son 20 yılda dilde meydana gelen kirlilik, Türkiye'de Türkçe konuşmayı da tutuculukla eşdeğer hale getirdi. Dilbilimciler, toplumun tüm kesimlerini dil konusunda özenli davranmaya çağırıyor.

Gördüğümüz pek çok tabelayı okuyamaz, okuduklarımızı anlayamaz duruma geldik. Sokakta yürürken Türkiye'de olup olmadığımızdan şüphe etmemiz için yeterli nedenimiz de var. Pek çok işyeri sahibi ''müşteri profili'' ya da ''itibar arttırıcı'' olduğu gerekçeleriyle yabancı ya da yarı yabancı isimleri seçiyor. Dürümcülerin adı dürümland, penye satanlar cottonland (pamuk), avize satan bir dükkân light center (ışık merkezi), cep telefonu satan bir başka dükkânın adı da world electronic center (dünya elektronik merkezi) olarak seçilmiş. Sonuçta ortaya İngilizce ve Türkçe olarak anlamsız isimler çıkarken durumun kimin gözünde itibar arttırdığının yanıtı ise alınamıyor.

Dil Derneği Başkanı yazar Sevgi Özel , son 20 yılda yürütülen çalışmaların dilde yaşanan karşı devrimle eşzamanlı olduğunu ve bunun sonucu olarak Türkiye'nin tapusunun verilmeye hazırlanıldığını söyledi. Türkiye'de başbakanların gayri safi milli hasıla rakamlarını dolar olarak söylemekte bir sakınca görmediklerine dikkat çeken Özel, ''Ürünü, ovası, limanı, tersanesi, parası satılan bir ülkenin dili de satılacaktır. Son 20 yılda Kenan Evren' in ülkeye yaptığı en büyük kötülük TDK'nin kapatılmasıdır'' dedi.

Dildeki kirlenmenin tehlikelerine dikkat çeken yazar Mehmet Başaran ise ''Dil devriminin temeli ülkenin bağımsızlığını sağlamak içindi'' dedi. Başaran, ''Yabancılar, geri kalmış ülkelerin çocuklarını, kendi dilleriyle eğiterek gençlerin beyinlerini devşirmeye çalışırlar'' diye konuştu.

Dilin kullanımı, korunması ve geliştirilmesi konusunda Türk Dil Kurumu'nun bağlayıcı karar alma yetkisi bulunmuyor. Dil kullanımı konusunda TDK, konuya duyarlı yerel yönetimleri ödüllendirerek toplumsal duyarlılık yaratmaya çabalıyor.

İşyeri isimlerinin Türkçe olmasında görevin yerel yönetimlere düştüğü vurgulanıyor.

Fransa dilini yasayla koruyor

Fransa'da, 1994 yılında çıkarılan Dilin Kullanımına İlişkin Yasa'da ''Fransız dili, Fransa'nın kişiliğini ve ata mirasını gösteren temel bir unsurdur'' ifadelerine yer veriliyor. Aynı yasanın, ''Bir malın, bir ürünün ya da bir hizmetin adında, sunuluşunda, kullanma ya da yararlanma kitapçığında, Fransız dilinin kullanılması zorunludur'' maddesi ile de işyeri ve marka isimlerindeki yabancı sözcük kullanımının önüne geçiliyor.



 

 

 
sayfa başına dön