Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 K.MARKS

 


  
Apaçık

Erol TOY

Düzey

Şimdi söz bitti !..
Artık silâh konuşuyor.
Yazık !..
Tarih yine haklı çıktı.
Devletler yıkımını kendileri hazırlıyor. 
Çağdaş dünyaya bunu bir kez daha kanıtladı. 
Anglo-Amerikan emperyalizmine helâl olsun !..
Geçtiğimiz hafta, sonun çilesini çözmeye başladılar.
Bilirsiniz... Büyük devlet, büyük insan gibidir.
Ve tanımı; İnsanlığa refah, mutluluk ve güven katkısı.
Roma İmparatorluğundan Mussolini İtalya'sına... Osmanlı'dan Hitler Almanya'sına kısaca bir göz atın. 
Büyüme ve yıkım süreçleri apaçık görünür.
Doğu felsefesi bin yıllardır boşuna mı, "zulümle iktidar olunur. Ama, iktidarda kalınamaz," der ? 
İşte size kanıtı.
ABD, 20 Mart 2003 akşamına kadar, sadece eli cebinde, yüreği uçkurunda olanların değil... Pek çok insanın yüce tanrısı... İngiltere ortağı, elçisi, peygamberi... Irak'sa cim karnında nokta idi.
Değil mi ?
Öyle büyük görünüyorlardı ki !.. İnsan ve erdemden üstün hiçbir güce inanmayan ben dahi... Son anda kurala uyarlar umuduyla, onlara tanıklığa kalkışıyordum.
Yazık !.. 
Nitelikleri de, nicelikleri de fosmuş !..
Medya asparagasına kanmak, meşrep ve mezhebine uygun düşenler ne derse desin... Çılgınlıkları nice can yakarsa yaksın... O akşamdan beri, o iki devin cesameti... Ülkesinin üçte ikisi denetiminin dışında... Etkin silâhları barış örgütü BM denetçileri tarafından imha edilmiş...Yılardır hava bombardımanlarıyla askeri gücü zayıflatılmış... Küçüle küçüle Bağdat'a sıkıştırılmış âciz Irak... Elbet Başkan Bush'la, Primeminister Blair'inki de zâlim Saddam kadarmış. 
Bu tahlil, dehşetengiz saldırıdan 3 gün sonra yapılıyor. 
Yâni "vur-düşür" ilkesinin o pek ünlü, ilk 48 saati çoktan geçti. 
1 - Halâ Irak'ın hiçbir zaman erişemeyeceği yükseklerden tepesine bombalar yağıyor. Başkenti Bağdat alevler içinde. Medya 72 saattir, Bağdat'a düşen her bombayı... Irak uçaksavarlarının her güllesini kör kör parmağım gözüne, gösteriyor.
Ama canlı yayın ekranlarında, Amerikan bayrağı dikilen Umr Kasr'la, İngilizlerin aldığı söylenen Fav'dan ve Saddam'a isyan ettiği söylenen Necef'ten tek kare yok.
2 - Askeri karargâhlarla Saddam saraylarının yerle bir olduğu... Saddam'ın vurulduğu... Açıklamaları dublörlerinin yaptığı söyleniyor.
Ama, o ilk vuruştan 60 saat sonra... Alevler içinde kavrulan o Bağdat'ta, Irak enformasyon bakanı, dünyanın gözü önünde ABD ve İngiltere'yle alay ediyor.
3 - 19 Mart akşamı, bizim cukka erbabı, kan tüccarı şavalakları iki koca gün "âh-u zâra" garkeden "President Bush... Ve Dışişleri sekreteri orgeneral (e.) Powell... İsrail'e şu kadar... Mısır'a bu kadar "ulûfe" dağıtırken... Türkiye'ye, "Size ihtiyacımız yok... Kuzey Irak'a adım atarsanız... Hatta belki, derhal çekilip gitmezseniz, ayaklarınızı kırarım. Masada paket maket de yok !.." tafrasını satıyor.
Ama, 22 Mart saat 22'de ; "Irak'a girin canım... Paket de meğer sumenin altındaymış. N'olur hava koridoru açın da, çocuklarımız ölmesin," diye, atari oynarken dayak yemiş çocuk pozuna bürünüyor.
Dolardan gayrı tanrı bilmeyen mümin... Efendisinden büyüğünü tanımayan uşakların fikir, düşünce ve yorumları da saygıdeğer. 
Ama savaş, çok ciddi bir iş.
Clausevitshc'e göre; "İradesini diğerine sıcak ve yoğun ilişkiyle dayatma..." Ancak büyük devletle büyük adamın harcı.
Atari oynayan çocukla, çıkar seccadesinde namaz kılan yobaz ya eşek sudan gelinceye sopa yer. Ya çingene pazarlığına girer.
Ve iş oraya geldi mi, Anadolu neferi dayağın... Kasımpaşa pazarı pazarlığın daniskasını bilir.
Artık herşey, herkesin gözü önünde. 
Ve savaşın gerçek, çıplak ve yoğun ilişkisi sürdüğüne göre ; Erinelim yerinelim... Türkiye Cumhuriyeti büyük devlet... Halkı büyük millet... Doğrusunda yürüyenler büyük adamdır. 
Başından beri bütün duyarlı insanların karşı çıktığı haksız bir saldırıyı önleyemediyse de, vaadlere karşın katılmamıştır. 
Ulusal ve bölgesel güvenlik için gerekli önlemleri gözünü kırpmadan almış... Büyük(!) müttefikleriyle çatışma da içinde risklerin tamamını tek başına yüklenmiştir. 
Ve sonunda iradesini üstelik henüz savaşmadan kabûl ettirmiş... Büyüklük ve insanlık konusunda ders vermiştir.
Gayrısı kayıkçı kavgası.
Aynı düzeydeki devletlerle, insanların çatışması.
Yâni ABD-İngiltere... Bush-Blair ve Irak'la Saddam'ın.
Ve elbette hepsinin alabildiğine yıpranması.
Sonuçta Anglo-Amerika ya da Irak... Bush-Blair ya da Saddam kazansa n'ola ? 
Büyüklüğünü baştan kanıtlamış Türkiye ile boy ölçüşebilir mi ?
Karar korku zincirlerinden başka yitirecek şeyi olmayanların. 




 
sayfa başına dön