Emekçilerin 
Kurtuluşu
Kendi
Eserleri
Olacaktır.

                 
K. MARKS

 



YAYIN YÖNETMENİNDEN

    Siz, 6 şubatta TBMM’nde büyük bir çoğunlukla kabul edilen 1. hükümet tezkeresinin sırrını çözebildiniz mi ? Hani,”şu,şu limanlar ile şu,şu havaalanları ve şu,şu askeri üslerin ABD’lilerce  tamir bakım ve modernazisyonun yapılacağı,bu işler için şu sayıda ABD’li teknik elamanın görev yapacağına ilişkin izin tezkeresinden söz ediyorum.

     Tezkerenin kabulünden sonra neler olduğunu hatırlayalım önce:

1.       TV ekranlarında birkaç Amerikalı ile Türk yetkililerinin limanlarda ,havaalanlarında dolaştıklarını gördük;

2.       Daha sonra Silifke,Mersin ve İskenderun limanlarına koca ,koca inşaat makinelerinin indirildiğini ;

3.       Ondan sonra da İskenderun limanına konteynırların indirildiğini ve limanda depolandığını ;

4.       Ve İskenderun limanından konteynır yüklü TIR filolarının güneydoğu Anadolu’ya doğru yola çıktığını  ;

5.       Bu TIR filolarının GAZİANTEP;ŞANLIURFA;BATMAN;ŞIRNAK illerinin sınır ilçelerinde konuşlanmaya başladığını,Amerikalıların oralarda organize sanayi bölgesi,fabrika binası,dönümlerce arsa ve tarla kiraladığını;

6.       Kiralanan bu yerlerin hemen etrafının çevrildiğini ,içerde Amerikan askerlerinin silahlı olarak nöbet tuttuklarını;

7.       Derken buralarının inşaat makineleriyle askeri üs haline getirilmeye başlandığını;

8.       Ve yine İskenderun limanından otobüs filolarıyla Amerikan askeri sevkıyatını;

9.       Silahlı Amerikan Askerlerini taşıyan ve Amerikan askerlerinin kullandığı sevkıyatı;

           11.         Silahlı kadın Amerikan askerinin,bizim TV kameramanını kovuşunu;

           10.    İskenderun limanına girmek isteyen  bir CHP Milletvekilinin limana sokulmayışını

                   Dizi film seyreder gibi izledik.

                   Bunlar olurken Hükümet 2. tezkereyi,yani 62 bin adet Amerikan askerinin Türkiye’de 6 ay        süreyle konuşlanarak Kuzeyden Irak’a saldırmasını sağlayan izini isteyen tezkereyi TBMM ne sundu ama bu tezkere TBMM’inde gerekli yasal çoğunluğu bulamadığı için kabul edilmedi.

           Dünyadaki ve Türkiye’deki tüm barışseverler Meclisin bu kararını alkışlarken,ABD yukarıda 11 madde ili özetlediğimiz gibi,hiçbir şey olmamış gibi,yani sanki onların konuşlanması için verilmiş olan 2. tezkere kabul edilmiş gibi,sınırlarımız içinde üsler kurmayı ve yerleşmeyi sürdürdüler.

          Bu ne cüretti ?

          Bu cüretin sırrını Cumhuriyet gazetesi çözdü:  

 

GİZLİ MUTABAKAT

İskenderun Limanı ile Mardin hattında sürmekte olan ABD askeri sevkıyatının 8 Şubat günü Türkiye ile ABD arasında imzalanan gizli mutabakat zaptına dayandığı ortaya çıktı. Genelkurmay yetkililerinin TBMM Başkanı Arınç'a, istediğiniz yöntemle bölgeyi inceleyin çağrısı yaptığı öğrenildi.

MUSTAFA BALBAY

İskenderun Limanı ile Mardin hattında 10 gündür sürmekte olan Amerikan askeri araç sevkıyatının, 6 Şubat 2003 günü TBMM'den üs ve limanlarda modernizasyon için çıkan tezkereye dayalı olarak 8 Şubat günü Türkiye ile imzalanan gizli mutabakat zaptına dayandığı öğrenildi. Zapta göre ABD'ye Türkiye'deki hazır liman ve havaalanlarını kullanma hakkının yanı sıra Mardin-Kızıltepe-Nusaybin-Oyalı arasındaki bölgede ''merkez lojistik üs'' kurma hakkı verildi. Zaptta, askeri donanımların ''harbin sonuna kadar'' bölgede kalacağı hükmüne yer verildi. ABD'nin, zabıtta yer almayan Stinger füzesi parçaları gibi malzemeleri de sokma girişimi ise Türkiye tarafından engellendi.

Genelkurmay Başkanlığı'nın, modernizasyon tezkeresi konusunda ''yetki aşımı olup olmadığının araştırılması için hükümete gensoru verilmesini'' isteyen TBMM Başkanı Bülent Arınç 'a da ''Her şey zabıtta yazıldığı gibi yürüyor, istediğiniz gibi bir ekip kurun inceletin'' çağrısı yaptığı öğrenildi.

Cumhuriyet 'in edindiği bilgilere göre, 8 Şubat'ta Büyükelçi Deniz Bölükbaşı ile İtalyan asıllı ABD'li Büyükelçi Marisa Lino arasında Meclis'ten geçen ilk tezkerenin nasıl yaşama geçirileceğine ilişkin mutabakat zaptı imzalandı. Cumhuriyet 'in ayrıntılarına ulaştığı zaptın ana unsurları şöyle:

* Mardin-Kızıltepe-Nusaybin-Oyalı arasında kalan bölgede ABD'nin K.Irak harekâtında açacağı kuzey cephesinin ana lojistik üssü kurulacak. Bu alanda ABD'ye yöre insanlarıyla anlaşmak şartıyla her türlü inşaat izni verilecek.

* Bu inşaatlar hangar, depo ve barınma yeri ile sınırlı kalacak. İnşaatların ihalesi ABD'li uzmanlarca, sadece Türk müteahhitlerinin katılımıyla yapılacak. (ABD, ihaleleri Milli Savunma Bakanlığı'nın yapmasını önerdi, kabul edilmedi.)

* Mardin bölgesindeki lojistik üssün oluşturulmasında 600 teknik, 200 askeri eleman çalışacak. ABD'li askerlerin üzerlerindeki M-16 silahları için sadece 2 şarjör dolusu mermi bulundurmalarına izin verilecek.

* Mardin üssüne savaş için gerekli 5 temel unsurdan 4'ünün depolanmasına izin verilecek. Bunlar, yiyecek, giyecek, akaryakıt, arazi araçları. 5. unsur olan silah ve mühimmat depolanmasına ikinci tezkere Meclis'ten geçerse izin verilecek.

*ABD gemileri İskenderun, Taşucu ve Mersin limanlarını kullanabilecek. Bu limanlara yanaşacak gemilerdeki malzemeler bir hafta önceden bildirilecek. (Daha kısa dilimde bildirilirse kabul edilmeyecek. Bu konuda uygulamada anlaşmazlıklar yaşandı.)

*Listede olmayan malzeme indirilmek istenirse kabul edilmeyecek. (Geçen günlerde Kosova'da görev yapan askeri araçlar, üzerindeki Stinger füzesi parçalarıyla indirilmek istendi. Kabul edilmedi.)

*İncirlik, Diyarbakır, Batman hava üsleri askeri malzemelerin taşınması için kullanılacak. Çorlu, Sabiha Gökçen, Afyon havaalanları ise lojistik malzemelerin taşınması için kullanılacak.

 

       Cumhuriyetin haberinde görüldüğü gibi,TBMM 1.Hükümet tezkeresini 6 şubatta kendisine sunulan metni okuyarak kabul etmiş,8 şubatta ise mutabakat metni ABD ile TC yetkilileri arasında imzalanmıştır.Yani tezkereye olumlu oy veren TBMM üyeleri tezkerenin içeriği anlamına gelen gizli mutabakattan haberli değillerdir.Haberli olsalardı belki de olumlu oy vermeyeceklerdi.

     

       Bildiğim kadarıyla hukukta buna Meclisin iradesine fesat karıştırmak denir.Yine bildiğim kadarıyla bu Yüce Divanlık bir suçtur.

      

       Okurlarımız hatırlayacaktır,İNADINA haftalarca önce, konuyu gündeme getirmiş ve asker ya da sivil rütbesi ne olursa olsun sorumlular hakkında soruşturma istemişti.Ayrıca BARIŞ GİRİŞİMİ avukatları dilekçeyle savcılığa başvurarak suç duyurusunda bulunmuşlardı.

        Okurlarımıza bir şey daha hatırlatalım:Amerikan askeri sevkıyatı sırasında pek üzülen ve Milletvekillerine gensoru önergesi vermelerini öneren TBMM Başkanı Arınç  5 Martta Genelkurmay Başkanının Tezkere konusunda Hükümeti desteklediğini açıklaması üzerine “ açıklama gurur verici”deyip bir daha bu konuda hiç konuşmamıştır.

         Söz Genelkurmay Başkanından açılmışken  bu hafta İNADINA ‘nın sayfalarına aldığımız Mustafa Balbay’ın yazısını mutlaka okuyun,diyoruz.   

 

 

 

 
sayfa başına dön