|
|
TERİMLER TARAFSIZ DEĞİLDİR
Korkut BORATAV
Irak'ı anlatan
TV/radyo yayınlarının sunucuları, yorumcuları bir ''koalisyon
güçleri'' teranesi tutturmuşlar. Medyanın sevgili emekçileri,
dikkat ediniz: Onlar ''koalisyon güçleri'' değil, Radikal'in
pazar günkü manşetindeki gibi ''saldırgan güçler'' dir. Eğer
tarafsız haberciliğin tutkunları iseniz, ''Amerikan-İngiliz
güçleri'' diyebilirsiniz; o kadar... Terimler masum değildir.
''Koalisyon güçleri'' terimi Amerikan propaganda söyleminin bir
parçasıdır. Zira ABD yönetimi Irak'a saldırıyı, ABD'nin değil,
''uluslararası bir koalisyonun savaşı'' göstererek meşrulaştırma
çabasında idi. Böyle bir koalisyon yoktur. Yüzde doksanı
Amerikalılarla, yüzde dokuzu İngilizlerle, yüzde biri de
Avustralyalılarla gerçekleşen bir saldırıyı, uydurma bir
''koalisyon'' a mal etmenin neye hizmet ettiğini görmemiz
gerekir.
****
Amerika'da Irak
saldırısına karşı bir gösterinin fotoğrafları çıktı. Yüzlerini kan
rengine, kızıla boyamış göstericilerin yanında bir sedyeye kolları
kopmuş, kanlı görünüşlü giysiler içinde bir bebek maketi
yerleştirilmiş. Ellerindeki bir panoda ''collateral damage''
yazılı. Yakında Iraklı sivillerin ölümü arttıkça bu terimi ABD'nin
sözcülerinden duyacaksınız. Bakalım bizim TV/radyo yorumcuları bu
terimle nasıl baş edecekler? Ben bunu ilk kez ABD'nin Yugoslavya'yı
bombalaması sırasında, öldürülen siviller için kullanıldığında
duydum. Amerikalıların ürünü olan ''savaş İngilizcesi'' nin
bu terimi harfiyen Türkçeleştiririldiğinde ''tali hasar''
veya ''dolaylı hasar'' diye çevrilebilir. Basın emekçileri,
tekrar dikkat: Bir savaş suçunu örtbas etmek için uydurulan bu
terimi çevirmeyiniz. Iraklı çocuk, kadın ve sivil ölü ve
yaralılardan söz etmeniz gerektiğinde, Amerikalıların ''collateral
damage'' tuzağına düşmeyiniz; bu olgunun Türkçesi, ''masum,
sivil kurbanlar'' dır; o kadar...
****
Dünyanın en
zengin dillerinden biri olan İngilizceden ''collateral damage''
gibi bir terim üretenler ne menem yaratıklardır? Ne türden bir zihin
ve düşünce yapısını temsil etmektedir? En tipik örneği George Bush
'un kendisi değil midir? Amerikalı romancı Norman Mailer , Bush
için, ''hazırlıksız konuştuğunda zekâ özürlü görünür;
yardımcılarının yazdığı konuşmaları okuduğunda ise sözcüklere bir
türlü uyum sağlayamaz'' diyor. Bush'un konuşmalarının sözcük
haznesi bir hayli yoksul olabilir, ama hakkını verelim,
emperyalizmin İngilizcesine ve üslubuna Bush'un da katkıları oldu:
''Kötülük eksenleri'', ''kitle imha silahları'', ''rejim
değişikliği'' gibi... Kendisinde Mesihvari bir misyon gören
tehlikeli sloganlar: ''Amerika saldırı karşısındadır. Benim
görevim Amerikalıları korumaktır. Bizimle olmayan bize karşıdır.''
Ve her konuşmanın sonunda, bir savaş psikozunun yansıması:
''Tanrı Amerika'yı korusun....''
****
Fakat bu
çirkinliklerin tamamen dışında bir ''güzel Amerikalı'' yı
anmadan edemeyeceğim. Bu Amerikalı, Gazze'de İsrailli askerlerin
Filistin konutlarını yıkmasını kendi vücuduyla engellemeye
çalışırken bir buldozer tarafından iki kez ezilerek öldürülen 23
yaşında bir genç kız: Rachel Corrie ... İsraillilere göre olay bir
''collateral damage'' den ibaret. Amerikan yönetimi ve
medyası da aynı görüşte olmalı ki, olayı hızla örtbas ettiler.
Pazar günü
Radikal İki'de Yıldırım Türker bu genç kızın ölümünden hemen önce
annesine yazdığı mektuplardan pasajlar yayımladı. Gazze'deki mülteci
kamplarında Filistinlilerle birlikte yaşayıp mücadele eden Rachel
bakın neler yazmış: ''Felaketle karşı karşıya gelen insanların
ilgi ve sevgisi beni hasta ediyor. Dünyada böyle bir zulmün kıyamet
koparmadan geçiştirilebilmesi canımı yakıyor. Tüm hayatta kalma
yolları kesilmiş insanlar, içinden çıkamayacakları bir hapishanede,
Gazze'de tutuluyorlarsa, bence buna soykırım denir; devletimin (yani
ABD'nin) büyük oranda sorumlu olduğu bir soykırım... Dünyaya
geldiğimde beklediğim bu dünya değildi. Yine de Filistinli
arkadaşlarımın onca vahşete ve ölümün kol gezmesine karşın
insanlıklarını böylesine koruyabilmeleri karşısında şaşkına
dönüyorum.''
İşte Bush'ların
karanlık, kanlı Amerika'sı yanında, sıradan Orta Doğuluların sıcak
insanlıklarını şaşkınlıkla izlerken ölüp giden Rachel Corrie'lerin
diğergâm, duyarlı Amerika'sı var oldukça, bu defter kapanmamıştır.
|
|
|