|
SAVAŞ, TARIM, HAYVANCILIK VE DOĞA
...
Abdullah AYSU
Savaş yok edicidir...
Savaş; Dünyanın neresinde olursa olsun,
kiminle olursa olsun haberlerde, TV görüntülerinde gösterildiği gibi
olmamıştır. Savaşta kullanılan silahlar, parçalar, yaralar, öldürür,
doğayı ve doğadaki tüm canlıları yok eder. Yani, savaş yok
edicidir.
Savaş; insanların ölmesine, tarihi
eserlerin yok olmasına, bir kültürün ve daha nice zenginliklerin
ortadan kalkmasına, neden olur...
Savaş; insanlığın
ortak malı ve hepimizin besin kaynağı olan toprağın çiğnenmesine,
petrol ile kirletilmesine, asit ve çamur yağmurları bitkilerin ve
toprağın bozulmasına neden olur...
Kısacası savaş;
hepimizin geleceğini ilgilendirmektedir...
1991 yılında yapılan kısa süren Körfez
Savaşı’ nın bölgede ve ülkemizde yaptığı tahribat bu günkü savaşın
neden olacağı zararlara ışık tutmaktadır.
Körfez Savaşının ardında bıraktıkları...
Amerika, Irak’a 1991 yılında da savaş
açmıştı.
O zaman;
60 milyon varil petrol Kuveyt’in
çöllerine döküldü. Dökülen bu petrol; 49 kilometrekarelik bir alana
yayıldı, petrol gölü oluşturdu. Buradan yavaş yavaş yeraltına sızan
petrol yer altı sularının yüzde 40 ını zehirlemişti.
1991 yılında Saddam’ ın kuvvetleri geri
çekilirken Kuveyt’e ait 600’den fazla petrol kuyusunu sabote
etmişti. Bu kuyular dokuz ay boyunca yandı, yoğun dumanlar
oluşturdu. Dumanlar; asit yağmurlarının yağmasına, asit yağmurları
da ekili alanlarda zararlara neden olmuştu.
1991 yılındaki Körfez Savaşı’nın
bedelini Türkiye’deki Güneydoğu Anadolu Bölgesi halkı da şöyle
ödedi: Petrol kuyularının bombalanmasından sonra çamurlu yağmurlar
yağdı. O yıl buğdaydan verim alamadı. Çünkü; bu yağmurlar, tam
buğdayların çıkış zamanına denk gelmişti.
Amerika-Irak Savaşı’nın tarım
hayvancılık ile doğal hayata vuracağı darbeler...
Şimdi ise;
Savaş, bu bölgenin sürdürülebilirliği
olan bitki, hayvan ve organizma varlığını da yok edecek...
Çevre tahrip olacaktır...
Seyreltilmiş uranyum (DU) bu süper-yoğun
radyoaktif metal mermi başlıklarında kullanılıyor. Hedefe isabet
ettikten sonra sıcaklık 1000 dereceye kadar çıkıyor. Çevredeki her
şeyin kavrulmasına ve yanmasına neden oluyor.
Irak’ın beşte ikisi çöllerle kaplı.
Çölün büyük kısmı ise, erozyona karşı ince ve kırılgan bir yüzey
tabakası ile kaplıdır. Bir uçtan bir uca burayı kat edecek olan ağır
savaş araçları bu tabakaların kırılmasına ve alttaki kumun hareket
eden kum tepecikleri oluşturmasına yol açar. Bu tepecikler yüzlerce
yıl dayanıyor. Bu da çevresel yıkıma neden olur. Kuveytli
jeomorfologlar; 1991 savaşının yol açtığı tepeciklerin bir gün
Kuveyt şehrini yutabileceğinden endişe ediyorlar.
Hayvancılık zarar görecektir...
Savaş ile birlikte doğal hayvan nüfusu
hızla azalıyor. Ayrıca manda, yabani domuz, tilki ve su kuşları da
bölgeyi terk ediyor.
Askeri makineler her yerde cirit atıyor.
Bunlar toprağın yapısını sıkıştırarak bozuyor. Tarlasını
kiralayanlar şimdi para alıyorlar ama, uzun vade de toprağın yapısı
bozulacak. 15 yıldır içeride süren savaş yüzünden zaten meralar
tahrip oldu, hayvansal üretim olumsuz etkilendi. Ardından bölgede
başlayan ve süren savaş nedeniyle hayvancılık hiç yapılamaz duruma
geldi.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne konuşlanan
ABD; buldozerlerle tarım topraklarını sıkıştırıyor, betonlar
döküyor, binlerce tank, top arabaları bölgede tatbikat yapıyor. Bu
araçlardan akan benzin, yağ, mazot ile toprak kirleniyor ve yıllarca
orada bitki dahi bitmeyecek. ABD askeri araçlarının, cirit attığı
meralarda hayvancılığın kısa sürede başlaması da pek mümkün
gözükmüyor.
O bölgeden yapılan ihracat tamamen
durdu. Savaşın sürdüğü bölgede tarım yapılmayacağı için hem
çiftçiler hem de ülke ekonomisi zarar görecektir.
Akarsular kirlenecektir
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na
göre Irak’taki 33 sulak bölge dünyanın önemli doğal zenginlikleri
arasında sayılıyor.
Çevre örgütlerine göre; bu sulak
bölgeler silahlardan, petrol kuyularına yapılan sabotajlardan
olumsuz etkilenecektir.
Bombalanan kimyasal tesislerden sızan
maddeler başta Dicle ve Fırat olmak üzere Irak’taki akarsuların
kirlenmesine yol açacaktır. Bu sular tarımsal üretimde
kullanılamayacaktır.
İnsan sağlığı olumsuz etkilenecektir
Savaşta kanalizasyon sisteminin hasar
görmesi durumunda akarsulara bir de kanalizasyon suyu karışacak.
İnsanların çoğunluğu bu akarsulardan içme suyu olarak
yararlanmaktadır. Dolayısıyla insan sağlığı olumsuz etkilenecektir.
Yerli ve göçmen kuşlar zarar
görecektir
İstilacı
kuvvetlerin giriş yaptığı körfez bölgesi, bu gün dünyada balıkçıl
gibi uzun bacaklı su kuşlarının yaşadığı 5 bölgeden biri. Ayrıca
milyonlarca göçmen kuş burada mola verip yoluna devam ediyor.
|