|
a p a ç ı k
Aptal
Açmazı
Erol Toy
Madalyonun
yazısı berbat !..
Irak
Anglo-Amerikan... Kıbrıs AB emperyalizmi... Kerkük’le Musul Kürt
ırkçılığı... Meclis AKP bağnazlığı...İdare RTE hoyratlığı...
Medya işbirlikçi şaklabanlığı... STK çıkar dalkavukluğu...
Eğitim ezber tutkusu... Bilim yabancı “icazeti...” Teknik
montaj “feraseti...” Sanat baskı “mücazâtı...” Kültür
oryantal şecaati... Ekonomi IMF kerameti... Politika “Düvel-i
Muazzama” dehşetinin işgalinde.
Halkımız
yoksul, yoksun, cahil, bağnaz, âciz ve aptal !..
Solu,
sağıyla aydınımız ilâmaşaallah deha kumkuması !..
Ama
o deha kumkumasının elinden çaresizlik ağıtı... Ve bu vahametin sanığını aramaktan başka şey gelmiyor.
Oysa
suçlu apaçık ortada.
Milliyetçi,
Müslüman, muhafazakâr aydına göre ;
Eskiden
marksist, leninist, ayrılıkçı, bölücü, “gomonistlerdi...”
Şimdi
dönekler... Ödlekler... Fahişelerle eşcinseller.
Müslüman,
ümmetçi muhafazakâr aydına göre ;
Eskiden
de, şimdi de, lâik jakobenler.
Atatürkçü,
lâik muhafazakâr aydına göre ;
Eskiden
Atatürk düşmanı sosyalist... Bölücü... Ayrılıkçılardı.
Şimdi,
(özellikle de 28 Şubattan sonra...) ümmetçi, mürteciler... Atatürk
ilke (Sakın devrim
falan demeye kalkmayın !.. Ağzınıza biber sürerler.) ve inkılâplarına
aykırı davranan dönek, entel, liberalller.
Muhafazakâr
liberallere göre ;
Dokunur
dokunmaz, Avrupalı kadar geniş düşünce... Amerikalı gibi bol
dolar... Avustralyalı benzeri beleş güvence sahibi olmamızı sağlayıverecek
(Sanki 10 yıl ensemizde boza pişirmemiş!) Menderes’i asıp...
(Sanki yarısı gölgede, 10 yıl tepemizde tepinmemiş !..) Özal’ı
öldürenlerle(?)... AB höt deyince al Kıbrıs’ı... ABD zort
edince istediğin Irak olsun... Sen yumuşak elini kana bulama,
demeyen herkes ülkeyi elbirliğiyle, 1918 “Mütarekesinden”
bile beter duruma
getirip 21. Yüzyılın başında Sevr’e bırakıverdi.
Artık
Kuzey Irak’a yan baksak, ABD... Kıbrıs’ı teslim etmezsek AB,
heyheylenecek... Yaklaşık 50 milyonu 30 yaşın altında 70 milyon
insanı, eşek sudan gelinceye pataklayacak !..
Ayağımızı
yorganın... Elimizi bu deli gömleğinin bir milim dışına çıkarsak
IMF kırmızı ışık yakacak... Uluslarüstü-ulusal tefecilerin,
tamamı, ümüğümüze çökecek... 200 milyar dolar iç-dış
borcun tamamını, “nakden ve def’aten ödemezsek,” sıkıverecek
!..
Ah
Aziz Nesin ah !..
Yattığın
yerde yatama emi !..
Sen
tut, orduları yenilmiş... Başkenti de içinde ülkesinin dörtte
üçü işgale uğramış... “Münevverânının” neredeyse
tamamı, “Düvel-i Muazzama” teslimiyetinde, efendi “muhipliğine”
yarışmaktayken önü ardı demeden başkaldırmış... Uzun savaşlar
artığı 1 milyon sağlam erine süngü taktırıp cepheye... 9
milyon kadınını hem sabana koşup tarlaya... Hem ip eğirtip
giyneğe... Hem ocak yaktırıp yemeğe... Hem kazma vurup siper
kazmaya sürerek o “Düvel-i Muazzamayı” sopadan geçirmekle
yetinmemiş.
“Yurtta
barış, cihanda barış” ilkesiyle 13.5 milyon insanını 80 yılda
70 milyona... Kendi etini, kendi yağında kavurup büyümek için,
kat kat faizi göze alıp borçlanmış... Vurguncu, soyguncu,
haramzade takımının çalıp çırpmasına karşın, ürettiğini
satarak dışsatımını 20 yılda, 2.7 milyardan 40 milyar dolara
çıkarmış.
Ve
bu mucizeyi kavrayamayan bütün seçkinlerini, üç dört ayda
fersudeye çevirerek ilk seçimde tepetaklak etmiş... Ama hayasızlar
anlamazlıktan gelince, sabırla öteki seçimi beklemiş...
Düşürdüğü ye da düşürüldüğü gün “nisyân”
çöplüğüne atıvermesine karşın ilk harcı koyanı... Atatürk’ü
yâni her dar gününde başının
üstünde taşıyan halkının yüzde 60’ını aptal ilân et.
Özel
çıkarını genel... Özel dehşetini toplumsal sayan...
Her
fikir ve düşünceyi kahkaha gümüne harcayan gülmeceyi, derin,
geniş, yüksek felsefe sanan...
Sana
dayanarak kendi hariç, halkın yüzde 100’ünün aptallığına
imân eden turfalarla aynı kabağa yelle.
Öyleyse
sorumluluk senin.
Şimdi
başını kaldırabilirsen günceli yeniden tart.
Deha
kumkumalarının, uluslararası hukuk kurallarını da, insan haklarını
da çiğneyerek Kıbrıs’ı işgale kalkışan AB’ni haklı...
Onlara titizlikle uymuş ülkesini haksız... Hiçbir vicdana sığmayan
zorbalıkla Irak’ı işgal eden ABD generallerinin Irak hükümetinde
bakanlıklarını yasal... İnsan hakları ve ülke çıkarlarına
uygun “Casus belli”sini yasa dışı saydıklarını bir gör.
Güvenini
kötüye kullanan hırsız, haksız, yolsuz suçortağı yöneticilere
seçimden seçime dayandığı için yüzde 60’nı aptallıkla suçladığın
halkın... Bugün de okyanusların en güçlü dalgalarına granit
misâli dayanıyor. Ve hiç gözünü kırpmadan “gerekirse” ABD
de, AB de vız gelir özgüvenini haykırmakta duraksamıyor.
Bir
kefeye onu koy !..
Diğerine
de, her güçlü yelin hazânı gibi sürüklenen aydınlarını.
Hangisinin
daha, ya da yüzde kaç aptal olduğuna karar ver.
Olmaz
mı?
|