YARGI
Alev ATEŞ
13 - 15 kasım
1966 ‘ da Londra’ da Ünlü filozof ve matematikçi Bertrand
Russel’ ın girişimi ile çeşitli ülkelerden
bir araya gelen dünyaca ünlü aydınlar ABD ‘nin saldırılarının
“Devletler Hukuku” karşısında
değerlendirmesini yaparak bir uluslar arası mahkeme kurulmasına
ve hukuk kurallarına göre hüküm vermesine karar verdi.
Dünya tarihinde ilk kez 1945’ te Nurenberg’ de kurulan
savaş mahkemesi Nazi
iktidarı sorumlularını yargılamış
ve çoğunu ölüme ya da uzun yıllar hapse mahkum etmişti. Nazi
savaş suçlularının böyle hüküm giymesi, dünya tarihinde önemli
bir başlangıç da olmuştu. Birleşmiş Milletler 11 Kasım 1946
da soykırımı tanımlamış
ve suç olarak ilan etmişti.
Bu kategoriler o günden sonra pozitif Devletler Hukukun bir
parçası haline girmiştir.
İşte Londra’ da toplanan Russel mahkemesi ABD’ nin
Vietnam’ da sürdürdüğü savaşı bu kapsamda değerlendirecek
ve bir karar verecekti. İşte Londra’ da yapılan toplantıda bu
mahkemenin yargıçları ve
başkanları seçildi.
Yargıçlar şu kişilerden oluştu :
Gunther Andres, Filozof
ve yazar (Alman)
M.Ali Aybar,
İÜ Devletler Hukuku Doç. -TİP Gen.Bşk. (Türkiye)
Lelio Basso, Roma
Ün. Sosyoloji Prof. - İtalyan Milletvekili - Dev.Huk. uzmanı
(İtalya)
Simonne de Beauvoir,
Yazar - (Fransa)
Lazaro Cardenas, Meksika eski Cumhurbaşkani - (Meksika)
Stokley Carmichael,
ABD Yurttaşlik
Haklari Hark. Lideri - (ABD)
Vladmir Dedijer, Tarihçi
- (Yugoslavya)
Dave Dellinger,
Liberation Gaz. Başyazari - (Amerikali)
İsaac Deutscher, Tarihçi
- (İngiliz)
Amando Hernandez,
Şair - Filipin Dem. Işçi Par. Lideri
Mahmud Ali Kasuri,
Yargıtay Mh. Avukatı - (Pakistan)
Kınju Morikava,
Hukukçu, Yurttaşlık Hakları Bir. Başk.-
(Japonya)
Bertrand Russel, Nobel
Ödüllü Filozof - (İngiltere)
Sholchi Sakata, Fizikçi
Prof. - (Japonya)
Jean-Paul Sartre, Yazar - (Fransa)
Laurent Schwartz
Matematikçi - (Fransız)
Wolfgang Abendorth Hukuk
Dr, - (Alman)
James Baldwin, Yazar
- (ABD)
Lawrence Daly, Sendikacı
- (İngiliz)
Karl Oglesoy, Yazar - (ABD)
Melba Hernandez, Dünya Barış Konseyi Üyesi - (Kuba)
Peter Weiss, Yazar
- (İsveç)
Bu kişilerden oluşan mahkeme heyeti kendine başkan olarak;
Russel, Sartre, Dedijer ve Schwartz ‘i başkan olarak seçti.
Yaptırım gücü olup olmaması tartışması bir yana bu
mahkemenin Nurenberg mahkemelerinden temel ayrılığı yansızlığı
idi. Nurenberg’ i savaşı kazanan tarafların kurmuş olması kuşku
götüren bir olgu olmuştur. Şimdilerde
Miloseviç’i yargılayan “Lahey Adalet” divanı da aynı
nedenle malüldür. Kaldı ki örneğin ABD’nin şimdi Saddam için kuracağı
böyle bir mahkemenin önüne hangi yüz ve delillerle çıkacağı
bile şüphelidir. Kanıt dediği hiçbir bulgu BM - Güvenlik
Konseyini bile ikna etmemiştir.
Oysa, yukarıda saydığımız dünya aydınları, sadece
kendi ülkeleri için değil tüm dünya için ortak insani değerleri
temsil eden kişilikleriyle etkin bir ortam yaratabilmişlerdir. Bir
çok demokrat (!) devlet hemen karşı çıkmıştı buna. Türkiye’
nin tavrını söylemeye bile gerek yok. Ama Russel Mahkemesinin ilk
toplantısını Paris’ te yapmak kararı Fransa’ yı dehşetli
ürkütmüş ve yasaklanmıştı, İngiltere karşı çıkmıştı
ve toplantı ancak 2
mayıs 1967 sabahı Stockholm’ da çalışmalarına başlayabilmişti..
ABD Hükümeti ifade vermek ve
savunmasını yapmak için mahkemeye çağrıldı.Ancak ABD bu çağrıya
uymadığı gibi mahkemeyi de tanımadığını açıkladı.
İncelemeler yapmak üzere Mehmet
Ali Aybar başkanlığında
bir heyetin Vietnam’a giderek,mahkemeye rapor sunmasına karar
verildi.Heyet 24 Temmuz 1967 de yola çıktı 28 temmuz 1967 de
Hanoi’ ye varabildi.Bir ay boyunca tüm ülkeyi dolaşan ve Hükümet
yetkilileriyle olduğu kadar 1965 den beri Napalm(1300 dereceyle
yakar),Fosforlu (2500 dereceyle yakar;),;Bilyeli (yerden yüksekte
patlar ve binlerce misket ortaya saçılarak geniş çaplı ölümlere
neden olur) bombardımanına maruz kalmış sivil halkla da görüşüp
ifade alan ve belge toplayan heyet mahkemeye raporunu sundu.
İkinci oturumu 20 kasım 1967 de
yapan mahkeme Vietnam’a giden heyetin raporunu savcı iddianamesi
olarak değerlendirdi.
Russel Mahkemesi 1Aralık 1967 de
ABD’ yi Vietnam’ da insanlık suçu işlediğini ve Tayland,
Filipinler ve Japonya’nın da bu suça katıldığına
karar verdi.
 |
Russel Mahkemesi dönüşü
Aybar konferanslar verdi. Ankara'da TİP üyelerine verdiği
konferansta bilyalı bombaları anlatırken bilya parçalarını
da gösterdi. |
Birleşmiş Milletlerin, Güvenlik Konseylerinin ve sair dünya
kuruluşlarının globalizmle koşut olarak ABD imparatorluk şemasında
yok edilmeleri sonucu insanların yeniden ortak değer yargılarına
erişmesi artık kütlesel bir gereksinim haline gelmiştir. Yıkılan
tüm uzlaşmaların ötesinde ABD saldırganlığının başını çektiği
gidişe dur diyebilmenin yolu iç içe geçmiş insanlığın ortak
başkaldırısını gerektirmektedir. Bu başkaldırı, dünyanın
bugüne değin gördüğü değişim süreçlerinin hiç birine
benzemeyecektir. Bu düşüncenin elbette idealist yapısından
kaynaklanan ululaştırılma, sınıfsal iktidar kavgasının yerine
ikame edilme sapması gibi bir yığın eleştirel yönü vardır.
Ancak şu unutulmamalıdır ki, pratik sınanma yönünden son 25 yılın
en önemli güç gösterimi (Seatlle,
Roma, Uruguay, Avusturalya, Irak savaşı karşıtlığı
vs..vs..) doğruluğunu kanıtlamış görünmektedir.
İşte bu bağlamda yeni bir dünya aydınlarının sürükleyiciliğini
sağlayacak, kitlesel harekete temel olabilecek bir “yargılama”
süreci başlatılabilir kanısındayız ve dostlarımızın bu
konudaki çalışmalarına
el vermeliyiz.
Benim gibi sınıf savaşımı örgütlerinin hala modasının
geçmediğini savunanlar için bu özellikle gerekli bir yönelimdir.
Zira mücadelenin öncülüğü
düşünülüyorsa eğer, zaten, karşı çıkma yeteneği
olanların ( sınıfların-katmanların)
ittifakının yarattığı hareketlenmenin içinde yer almalıyız.
Bu oluşum savaşa kendi milliyetçi nedenleri ile karşı çıkan
“devletler” den de bağımsız tümüyle dünya insanlarına bağlı
bir yapılanma olmalıdır .
Bu uluslararası mahkemeye bir çok ülkeden seçileceklerin,Russel
Mahkemesi üyeleri niteliğinde,yani bağımsız düşünebilme
yeteneğine sahip kişilerden olmasına ayrıca özen gösterilmelidir.
ABD’ yi yargılamak için, devletler dışı mahkeme önermemize
bakarak Birleşmiş Milletler’ in kurulmasına karar aldığı
ancak hala kurulamayan Uluslararası Ceza Mahkemesi ya da Lahey
Adalet Divanına karşı çıktığımız sanılmasın.Keşke, adı
geçen resmi mahkemeler de ABD’ yi savaş suçlusu olarak yargılasalar.Biz
,bu konuda yapılan ve yapılacak olan tüm girişimleri de
desteklediğimizi yeri
gelmişken belirtelim.