ICC Hakkında:
ICC-
Uluslararası Ticaret Odası, 1918 yılında Paris’te kurulmuş
merkezi bu şehirde bulunan ve kapitalizmin ilk uluslar arası örgütü
olma özelliğini taşıyan sermayenin önemli örgütlerinden
biridir. Uluslararası Tahkim mekanizmasını 1923 yılında
kurumsallaştıran örgüte bugün için (Türkiye kökenli şirketlerde
dahil) 7000’nin üzerinde Çok Uluslu Şirket üyedir. ICC
taleplerini direkt olarak ülkelerin Başkan ya da Cumhurbaşkanlarına
ileterek işleyişini sürdürecek kadar güçlü bir konumdadır. Türkiye
kamuoyu tarafından pek bilinmeyen ICC, bu ay içinde, ARİA Mobil
Telefon şirketinin Türk Telekom Şirketini anlaşma şartlarını
yerine getirmediği iddiası ile ICC Tahkimine şikayet etmesi ve
2,5 Milyar ABD Doları tazminat talebinde bulunması ile gündeme
gelmiştir.
ICC, Meksika’nın Cancun kentinde 9-14 Eylül 2003
tarihleri arasında yapılacak DTÖ-Dünya Ticaret Örgütü 5.
Bakanlar Konferansı öncesinde şartlarını duyurdu. ICC, DTÖ içinde
başlatılacak yeni MAI-(Multileteral Agreement on Investment) Çok
Taraflı Yatırım Anlaşması müzakerelerinin, Yatırımlar ve
Rekabet isimli iki ayrı anlaşma formatındaki hazırlıklarının
aşağıda yazılı asgari koşulları içermesini talep
etmektedir. ICC’nin talepleri arasında yer alan bazı şartlar DTÖ
5.Bakanlar Konferansının diğer gündem maddelerinden biri olan
GATS -Hizmet Ticareti Genel Anlaşmasının temel hükümlerinden
oluşmaktadır.
- ICC, Yatırım kavramının hisse senetleri ve finansal portföy
çeşitlerinin hepsini, şirketlerin imajı, patent hakları, müteahhitlik
kontratları, yap-işlet-devret tarzı anlaşmaları, lisans ve
benzeri diğer yasal hakları kapsayacak şekilde mümkün olan en
geniş anlamıyla ele alınmasını,
-
“Ulusal muamele” hükmünün ister yurttaş fakat isterse bir başka
üye devletin yurttaşı olduğu halde oturma iznine sahip bireyleri
ve kuruluşları da kapsamasını,
-
“Getiriler” kavramının, kar, faiz, sermaye kazançları, kar
payları, telif ücretleri ve hizmet ile teknik danışmanlık karşılığı
ödenen komisyonlar, bir kıymetin ya da yatırımın nakde dönüştürülmesinden
elde edilecek parasal değerler de dahil olacak şekilde geniş bir
kapsamda ele alınmasını,
-
Yeniden dizayn edilecek yatırım anlaşmasında arazi ve toprak
yatırımlarının da tanımlanmasını ve bu tanımlama gereği
ortaya çıkan bağlayıcı taahhütlerin hem yerel yönetimler hem
de bölgesel düzenlemelerin üyelerine eşit olarak uygulanmasını,
-
Doğrudan ve dolaylı kamulaştırmanın parasal cezalarla tazminini
düzenleyen hükümlerin açık, bağlayıcı ve geniş kapsamda ele
alınmasını,
-
Anlaşmanın taahhütlerden hiçbir şekilde geri dönülmeyecek
bir tarzda (Stand-Still) dizayn edilmesini,
-
Muafiyet alınan alanlarda bir sonraki süreçte ileri düzeyde
liberalizasyon yapılacağının garanti altına alınmasını (Built-in),
-
Anlaşmaya bağlı olarak yaşanabilecek yatırım uyuşmazlıklarında
hem devletten-devlete fakat hem de yatırımcıdan-devlete işleyen Uluslararası
Tahkim sisteminde çözüme kavuşturulmasını ve yatırımcının
bu iki seçenekten istediği birini seçme konusunda özgür bırakılmasını
talep etmektedir.
Antimai-org’ dan alınmıştır.